1 Ekim 2022

          Almanya’da 1983 yılında, Mayıs ayının 23 ünde, Hamburg sebze ve meyve halinde bir Türk arabanın yanında yerde, şişkin bir cüzdan bulur. Cüzdanda, 38 000 mark vardır. Türk, cüzdanı, hal idaresine teslim eder. Cüzdanın sâhibi bulunur, gelen Alman, cüzdanı memnuniyetle alır ve oradaki Türke bir teşekkür bile etmeden gitmeğe davranır.  Mehmet Emin Kaya adındaki Türk, Almana, yazının başlığındaki cümleyi (Kultuer kan nicht kaufen) söyler ve ekler: 

“Benim Türk-İslâm kültürüm bana BÖYLE davrandırdı; senin davranışın da kültürsüzlüğünün isbatı.” 

     Ciltlerle ifâde edilecek bir durum, bir gerçek, sosyolojik kesit, böyle, birkaç kelimeyle ifâde edilmiş oluyor!

     Evet, gelenek, kültür hemen, kısa zamanda meydana gelmiyor; millet tarafından benimsenmesi, millet fertlerinin değişmez karakteri hâline gelmesi için, belli davranışların nesiller boyunca beğenilip benimsenmesi, alışkanlık hâline gelmesi gerekiyor. Bin yıldır İslâmla yoğrulmuş Türkün geleneğinde, kültüründe, hakketmediğini almamak, haram’a tenezzül etmemek merkezde yer tutar; Türk, kendiliğinden bu kültüre göre davranır, bu, onun için çok tabiî bir davranıştır. Daha birkaç gün önce de, Bolu yöresindeki, evlenme hazırlığındaki, paraya bunun için de ihtiyâcı olan bir pazarcı gencin, hesabına yanlışlıkla gelen binlerce lirayı, hemen bankaya gidip hesabından çıkarttığı gerçeği vardı.

***

        Rusya Ukrayna’ya saldırınca, 110 000  (110 bin) Alman genci, “sıra Almanya’ya da gelebilir, askere çağırılırım” korkusuyla Kanada ve Avustralya’ya KAÇTI. Rakam, 4 ay öncesinin rakamı, sayı daha da artmış olabilir. 

       Almanya’daki Türk gençleri ise, taksilere doluştular, ellerinde Türk bayrakları ve Alman bayrakları, caddelerde büyük, göz yaşartıcı gösteriler yaptılar; bir yandan da haykırıyorlardı:  “Putin! Erkeksen gel!”

          Almanlar şaşkınlık içindeydi: kendi çocukları vatanlarını korumak diye bir şey düşünmeden uzak diyarlara, başka kıtalara kaçarken Türk gençleri, bulundukları ülkeyi savunmakta kararlı olduklarını bütün cihâna karşı haykırıyorlardı! 

       Bir Alman kadın kendini böyle bayraklarla dolaşan, meydan okuyan Türk gençlerinin bir arabasının önüne atar; kadını çiğnememek için arabayı durduran Türklere sarılan kadın:

“Benim torunum, askere alınmak korkusuyla Avustralya’ya kaçtı; siz ise bu ülkeyi savunmaya hazırsınız!”

        Evet, kültür, gelenek ha deyince oluşmuyor, mayalana mayalana meydana geliyor. 

       Değerlerimizin, KENDİMİZİN FARKINDA MIYIZ?

***

06/08/2022

Yazar Hakkında:

Mehmet MAKSUDOĞLU

Mehmet MAKSUDOĞLU

Mehmet Maksudoğlu, Eskişehir’de Kırım kökenli bir âile içinde doğdu. İnkılâp İlkokulunu, Eskişehir  Lisesini ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesini bitirdi. İzmir İmam-Hatîp Lisesi’nde Meslek Dersleri Öğretmeni olarak Arapça, Farsça, İngilizce ve Hadîs öğretti. Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Târihi Asistanı oldu. Tunus’ta doktora tezi ile ilgili malzeme topladı, dilbilgisini bildiği Arapça'nın pratiğini yapmak imkânını buldu. Dördüncü sınıfına kabûl edildiği Burgiba Yaşayan Diller Enstitüsü Arapça Bölümü’nü bitirdi. Türkiye’ye dönüp İstanbul, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde belge inceledi. "Tunus’ta Osmanlı Hâkimiyeti" konulu doktorasını verdi. İngiltere’de, University of Cambridge’de Faculty of Oriental Studies’de Türkçe öğretti, orientalistlerin nasıl yetiştirildiklerini gördü. Türkiye’ye dönüp Diyânet İşleri Başkanlığına bağlı olarak İzmit, Ankara ve İstanbul’da vâizlik yaptı. Marmara Üniversitesi'nde 1983 yılında Yardımcı Doçent, 1986 da Doçent ve 1995 yılında Profesör oldu. İzinli olarak gittiği Malezyadaki International Islamic Universty’de 4 yıl (1991-95) Târih ve Medeniyet Bölümü başkanlığı yaptı, Osmanlı Târihi öğretti. Orada iken yazdığı Osmanlı History adı geçen üniversite tarafından bastırılıp (1999) textbook olarak kullanıldı. Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde bir yıl daha öğretim üyeliği yaptıktan sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi kurucu dekanı olarak Eskişehire gitti. 2004-2005 öğretim yılında izinli olarak gittiği Kazakistan’ın Türkistan Beldesindeki Hoca Ahmed Yesevî Milletlerarası Türk-Kazak Üniversitesinde, Hollanda Rotterdam Milletlerarası İslâm Üniversitesinde bir dönem öğretim üyeliği yaptı.

Yazarın diğer makalelerinden: