1 Şubat 2023

Odgurmuş: Herhangi bir konuda yapılan sohbetlerde konu ile ilgili açıklayıcı olmak yerine hemen suçlamaya geçiliyor bunun sebebi nedir? 

Ögdülmüş: Evet belirttiğiniz gibi çoğu zaman çeşitli ortamlarda sohbetler yapılır. Bu sohbetlerin konusu genellikle herhangi bir önemli konu değildir. Ne yazık ki bu sohbetlerin konusu genellikle günlük siyaset konularıdır. Bu sohbetlerde sohbet ilerlerken afakî görüşler ileri sürülürken nihayetinde birilerini suçlama yoluna giriliyor.  

Burada durum biraz da o kişinin bilgi yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Suçlama ve ithamların konu ile ilgisi olması da pek gerekmez. İlgisi olsun olmasın, kişi kendi içinde biriktirdiği birtakım itirazları da toplayıp birlikte suçlama şeklinde aktarıveriyor. 

Bir misal verecek olursak: Diyelim siz bir konuda bilgi edinmek amacıyla konuyu bildiğini sandığınız birisine soruyor ve diyorsunuz ki, diyelim o konu “4+4+4 nasıl işleyecek,  uygulama nasıl olacak“.  Olsun. Fakat hemen belirtelim ki bu konuya has bir cevap alamıyorsunuz. Muhatabınız, bir iki giriş cümlesinin ardından konuyu başka şeylere bağlama yolunu tercih ediyor diyor ki;  “Hükümetin her hareketi zaten yanlış 4+4+4 de bunlardan biri, Milli Eğitimi yazboz tahtası haline getirdiler. Ufacık çocuklar-yavrular nasıl okula gidecekler vs. vs “. Fakat görüldü ki Milli Eğitimde uygulanan bu metod pek de aksamadan uygulama alanına girdi ve hala da devam ediyor. O zaman öyle anlaşılıyor ki, konunun olabilirliği, uygulanabilirliği düşünülmeden ilk tepki olumsuz bir yaklaşım oluyor. 

Siz konuyu soruyorsunuz fakat ne hikmetse cevap alamıyorsunuz. Karşınızdaki kişi, sorunuzu kendi suçlamaları ile birleştirerek konu hakkında herhangi bir bilgi vermiyor. Açıklamıyor. O zaman siz de o kişi hakkında “herhalde yeterli bilgisi yok” diyorsunuz. 

O hep suçluyor, asıl konuya gelmek yerine eleştirilerini devam ettiriyor. Siz bir soru ile konuya girmek istiyor, istediğiniz bilgiyi almak istiyorsunuz. O çok kısa bir dokunuştan sonra kendi kafasında biriktirdiği olumsuzlukları sıralamaya devam ediyor.

Odgurmuş: Neden böyle davranılıyor, sebebi nedir acaba? 

Ögdülmüş: İnsan bazen düşünüyor. Bu gibi kişiler sanki kafalarında biriktirdiği olumsuzlukları aktarmak için sanki birini bekliyor fırsat mı kolluyor gibime geliyor. Beni buldu ve bana aktarmaya başladı. 

Bir konu üzerinde karşılıklı fikir alışverişi yapamıyor konuya yoğunlaşıp fikir beyan edemiyorsunuz. 

Asıl konuya geçemiyor merak ettiklerinize cevaplar alamıyorsunuz. O bildiğini okuyor, biriktirdiklerini aktarıyor. 

Bir konu üzerine yoğunlaşıp fikir beyan edemiyor. Neden çünkü suçlamak daha kolay geliyor. Nasıl olsa suçlamak pek bir bilgi gerektirmiyor.  Ayrıca suçlanan taraf nasıl olsa o anda size cevap veremiyor. Söylediklerinizin de makul ve mantıklı tarafını da kimse ölçemiyor. 

İnsanımız günlük politika ile o kadar çok meşgul oluyor ki,  onun dışında başka konularda ne kitap okuyor ne bilgi ediniyor ne de kafa yoruyor,  günlük gazetelerin,  televizyon haber ve tartışma programlarının bilgileri ile günler geçip gidiyor. 

Dolayısı ile herhangi bir konuya açıklık getirilemiyor.

İnsanlarımızın üzerinde bir bunalmışlık var. Sıkıntı var,  Memleketin işleri iyi gitmiyor,  hükümetler başarısız diye düşünüyor. O halde bu sıkıntılı ortamdan kurtulmanın tek yolu, muarızlara hadsiz hesapsız saldırarak, eleştirerek,  hatta içinde bulunduğu grubu, bağlı olduğu hareketi ve yöneticilerini de eleştirerek, tatmin ve rahatlama sağlanıyor.

İnsanlarımızı bunalıma ve ümitsizliğe ve güvensizliğe götüren televizyon ve gazete haberleridir.  Bunların gri propagandalarıdır. Bu propagandalardan etkilenmemek, aklıselimle düşünmek gerekiyor. Ama bu toz duman arasında bunu da başaramıyoruz. 

Cahil cühelâ sülâlesine, “Ben bilirim!” kabîlesine ve çeyrek aydın taifesine mensup olanlar, nâzenin görünse de, aslâ saygılı ve nâzik olmazlar, olamazlar. Fazla söze ne hâcet, en güzel hüküm ecdât vermiş ve “Üslûbu beyan, ayniyle insan” demiştir.

Yazar Hakkında:

Kenan EROĞLU

Yazarın diğer makalelerinden: