1 Şubat 2023

İsveçli gâvurun biri, Kur’ân-ı Kerîmi yakmak için Türk temsilciliğinin önünü seçti. Bu iğrenç, insanlığa utanç verici eylem yeri olarak bizim temsilciliğimizin seçilmiş olması, İsveç’in Nato’ya alınmasına itirâz eden tek ülke olmamız dolayısı ile midir? yoksa, “çocuktan al haberi” anlayışıyla olaya bakılırsa, Avrupa ve Amerika’da hızla artan, gerçekte ‘Türkofobi’ olan ‘İslâmofobi’nin tezâhürü müdür? Batı’da hızla yayılan bu ‘fobi’, sâdece, çökmüş olan Sovyetler Birliği rejimi yerine bir obje/hedef/düşman koymak ihtiyâcından mıdır?

Kesin olan noktalar şunlardır:

1.Batı’nın temsil ettiği, Batı formlarının hâkim olduğu dünyâmızda, sömürülen, hâlâ sömürülmekte olan ülkeler değil, Batı ülkelerinde de insanlar rahat, mutlu değildir; kalabalık şehirlerde, insanların çoğu, tek başına yaşamaktadır, âile kurumunun çöküşü tamamlanmak üzeredir, boşanmalar, babası belirsiz çocukların sayısı, intiharlar her geçen gün artmaktadır. Teknolojik gelişmeler, hayâtı kolaylaştırıcı buluşlar, HER ŞEY, İNSAN İÇİNDİR ve Batı uygarlığında insan kayıptır:

Kendi istatisklerine göre babası bilinmeyen çocuk sayısı:

İngilterede: % 50

Fransada: % 60

Belçikada: % 50

Danimarkada: % 54

Hollandada: % 52

Almanyada: % 35

Amerikada: % 45

Gittikçe artan bu oranın getirmekte olduğu ve getireceği problemlere hiç girmeden, kısaca belirtelim. Bu duruma: “insanlık, bu uygarlık ölmüş de ağlayanı yok” denir.

2.Nüfûsunun çoğunluğu müslüman ülkelere bakıyorsunuz:

Batı’nın kültür istilâsı, siyâsî nüfûzu, Batı’yı taklîd yolunda olmalarına RAĞMEN bu ACIKLI, KORKUNÇ durum henüz yoktur, sebebi de, “tortu hâlinde kalmış” olmasına rağmen, İslâmdır. Hassas antenleri olan oryantalistler aracılığıyla, Batı, bu durumu, olguyu, çok iyi bilir.

3.Biz farkında değiliz ama, Batı farkındadır (Gâvurların aklı dünyâ işlerine çok iyi erer): Batı’da, beyazlar arasında İslâm yayılmaktadır, kendi bireylerini kaptırmamak, gafil müslümanların (nasılsa kültür istilâsının etkisi altındadırlar) da İslâma karşı soğukluk duyması, İslâmdan uzaklaşması için İslâm korkunç bir şeymiş gibi gösterilmeli (Amerikan imâlâtı DAEŞ kullanılarak meselâ), İslâmofobi (dolayısıyla toparlanmakta olan Türklere düşmanlık) desteklenmeli, alabildiğine körüklenmelidir.

4.Dünyânın herhangi bir yerinde İslâm düzenine göre bir yönetim kurulur da, insanların İNSANCA nasıl yaşadıkları, mutlu bir hayat sürdükleri görülür diye çooook endişelidirler. Bunun için, üniversitelerinde İslâm Hukuku ve Osmanlı tarihi ile ilgili araştırmalar yoğunlaşmıştır.

Bütün bunların ışığı altında şu olaya bakalım:

Afganistan’da her gün ortalama, çoğu çocuk olmak üzere, 8 kişi AÇLIKTAN ÖLMEKTEDİR. İnsanlar, ihtiyaçtan dolayı, bakamadıkları çocuklarını evlâtlık vermekte, kendi böbreklerinden birini satmaktadırlar. Afganistan’ın 9 milyar dolarını Amerika Birleşik Vilâyetleri, Afganistan’a vermemekte, EŞKİYÂLIK YAPMAKTADIR. 

-Sebep? 

-Orada Taliban hükümeti var.

-SANA NE?

***

Amerikan gâvuru, Afganistan’dan palas pandıras kaçtı, ardına bakmadan kaçtı. Bu, nasıl bir olaydırSüper Güç, Dünyânın en etkili gücü NASIL kaçar? Hiç değerlendirilmedi, Medya, üzerinde durmadı. Ama, apaçık gerçek şu: bu Tâliban denilen, Medya’nın “öcü” olarak tanıtmakta olduğu kimselerin, Amerika’yı Afganistan’dan kaçıracak kadar becerikli insanlar olduğu anlaşılıyor.

Medya’dan öğreniyoruz ki Taliban, kız öğrencilerin okumasını yasaklamış. Bu, tabiî, İslâmın buyurduğu bir davranış değil …de, “öğretim hangi yörüngeye oturtulmuştu? NASIL bir insan TİPİ yetiştirmeyi öngörüyordu? Bu sorular HİÇ sorulmuyor.

Buyurun Türkiye’den örnek verelim:

“Dolandırıcılara kapılmayın” diye reklâm yapan, zaman zaman yazılar yazan, Üniversite Mezunu bir bayan  dolandırıcılığın şâheserini yapmak suçlamasıyla tutuklandı.  Bu çağdaş bayanın, üstelik HUKUK okumuş olduğu, avukat olduğu ORTAYA ÇIKTI.

Kızlar tabiî eğitilmelidir, ANA OLACAKLAR: beşik sallayan Dünyâyı sallar. Çok iyi yetiştirilmeliler: bu “yetiştirme”, “eğitim”, BATI modeline göre mi olmalıdır? Ne dersiniz?

Afganistan’a gitmedim, yöneticilerin hiçbirini tanımıyorum, ama, Medya’nın pompaladığı havaya kendimi kaptırmıyorum. Arapça bir haber kaynağından, Afganistan yönetiminin UYUŞTURUCU EKİMİNİ YASAKLADIĞINI öğreniyoruz, Batı’yı olduğu gibi aktaran “bizim” medya, buna yer verdi mi?

Müslümanın nasıl davranması gerektiği konusunda prensipler veren Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurulur:

“Ey inananlar! Eğer bir fâsık (günahkâr/yalancı) size bir haber getirirse, doğruluğunu araştırın.  Hucurât (49) 6.

Türkiye’de, başta TRT olmak üzere, HANGİ medya kanalının Afganistan’da muhâbiri vardır acaba? Olması gerekmez mi?

***

21 Ocak 2023

Yazar Hakkında:

Mehmet MAKSUDOĞLU

Mehmet MAKSUDOĞLU

Mehmet Maksudoğlu, Eskişehir’de Kırım kökenli bir âile içinde doğdu. İnkılâp İlkokulunu, Eskişehir  Lisesini ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesini bitirdi. İzmir İmam-Hatîp Lisesi’nde Meslek Dersleri Öğretmeni olarak Arapça, Farsça, İngilizce ve Hadîs öğretti. Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Târihi Asistanı oldu. Tunus’ta doktora tezi ile ilgili malzeme topladı, dilbilgisini bildiği Arapça'nın pratiğini yapmak imkânını buldu. Dördüncü sınıfına kabûl edildiği Burgiba Yaşayan Diller Enstitüsü Arapça Bölümü’nü bitirdi. Türkiye’ye dönüp İstanbul, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde belge inceledi. "Tunus’ta Osmanlı Hâkimiyeti" konulu doktorasını verdi. İngiltere’de, University of Cambridge’de Faculty of Oriental Studies’de Türkçe öğretti, orientalistlerin nasıl yetiştirildiklerini gördü. Türkiye’ye dönüp Diyânet İşleri Başkanlığına bağlı olarak İzmit, Ankara ve İstanbul’da vâizlik yaptı. Marmara Üniversitesi'nde 1983 yılında Yardımcı Doçent, 1986 da Doçent ve 1995 yılında Profesör oldu. İzinli olarak gittiği Malezyadaki International Islamic Universty’de 4 yıl (1991-95) Târih ve Medeniyet Bölümü başkanlığı yaptı, Osmanlı Târihi öğretti. Orada iken yazdığı Osmanlı History adı geçen üniversite tarafından bastırılıp (1999) textbook olarak kullanıldı. Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde bir yıl daha öğretim üyeliği yaptıktan sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi kurucu dekanı olarak Eskişehire gitti. 2004-2005 öğretim yılında izinli olarak gittiği Kazakistan’ın Türkistan Beldesindeki Hoca Ahmed Yesevî Milletlerarası Türk-Kazak Üniversitesinde, Hollanda Rotterdam Milletlerarası İslâm Üniversitesinde bir dönem öğretim üyeliği yaptı.

Yazarın diğer makalelerinden: