Dirençli  Toplum ve Dirençli Kentler  

Türk toplumu “dirençli” –resilience- bir toplumdur. Tarihsel olarak siyasal, ekolojik, ekonomik, psikolojik tüm saldırılara, toplumsal zihniyet yapısı nedeniyle direnebilmiştir. Yaşamak direnmektir.” Begleri yime budunı yime tüz ermiş. Anı üçün ilig ança tutmış erinç. İlig tutup törüg itmiş” Toplumsal zihniyetinin direnç kodları ; törüg değişmez ilkeleri olan; köni, uz, tüz, kişi dir. Dirençlilik teorisinin kökleri “ törüg” ilkesidir. Yeşil zihin yapısı, özümüze dönmektir, diye yazmıştım, daha önceki egüncelerimde. Göktürkçe sözcükler de Türk tarih bilincine göndermedir. Algılar sözcükler ile yönetilir. Dirençli toplum olan Türklerin, dirençli kentler inşa etme zamanı geldi. Panarşi teorisi, sistemlerin ölçekler arasında nasıl çalıştığını ve etkileşime girdiğini anlamak için Lance Gunderson ve C.S. Holling tarafından geliştirilmiştir (Resilience Alliance 2018).  Dirençlilik teorisi “insan ve doğadan oluşan karmaşık sistemlerin dinamik olarak düzenlenmesi, uzay ve zaman ölçeklerinde yapılandırılma yollarını tanımlayan kavramsal bir model” olarak tanımlanmaktadır. Hem farklı alanlar hem de farklı ölçek seviyeleri arasındaki karmaşık etkileşimleri hesaba katmak için ekolojik, ekonomik, sosyal değişim ve istikrar modellerini bir araya getiren bütünleştirici bir çerçeve olduğunu söylemek mümkün. Günümüzde kompleks yapılardan ve değişimden sıklıkla söz ederken yapılan tartışmaların farklı boyutlardan ele alınması gerektiğini gösteren dirençlilik teorisinin toplumsal olarak en iyi kanıtı Türk toplumudur. Toplumsal dirençliliğini kırmak için yapılan, tüm saldırılara karşı önce içine kapanır, düzene uyar gözükür, renk vermez,  ama bıçak kemiğe dayanınca yeniden yapılanır, zihniyeti hızla değişime uğrar, kendisine dayatılan “siyasetçi, iş adamı” bürokrat”  üçgenini, toplumsal dayanışma ağı ile kırar. İmece kültürü Türkün DNA sından silinmez. Release aşamasından, reorganization aşamasına geçer.  Growth aşamasında Birleşmiş Milletler sürdürülebilir kalkınma amaçlarının 17. Si olan ortak amaçlar için işbirliğinde tüm stk lar birleşir ise “yeni bir insan” KİŞİ doğar. Conservation aşamasında ise siyasi partiler değişen toplumsal zihinsel yapısına göre yeniden “KÖNİ” sağlar. T.C. yeşil mutabakat eylem planını uygular. Aslında yeşil ekonomiye geçmek için, tüm küresel şartlar hazır ama beton kafalar, yeşil bir zihin yapısına geçiş yapmamak için “greenwashing” anlatıyordu. 06.02.2023.04.17. Sözün tükendiği zaman. Sözün bittiği yer. Ne zaman kaldı, Ne mekan. Şimdi yeni bir şeyler söylemek zamanı. Hezarfen Muzaffer Metintaş hocamız, sosyal medyada yapmış olduğu paylaşımlardan birinde şöyle diyordu: “Felaket öyle büyük ve öyle kritik bir coğrafyada meydana geldi ki, bana göre artık hemen her şey değişecek. Siyaset, iktisat, dini anlayış, düşünce ve tabii bütünüyle bir hayat! Varlık, bilim, akıl, inanç mana ve işlevleri yeniden gözden geçirilecek ve tanımlanacak……Yeni bir insan ve yeni bir evren!”

Biz ve onlar diye ayırdılar, toplumu. Toplumsal zihniyet faylarının üzerinden, oylar devşirildi. Anadolu fay hattı; bu sahte, yalan fay hattını yıktı, çok farklı psikososyal teknikler ile mankurtlaştırılan toplumsal zihniyet  çok acı bir şekilde uyandı. Haluk Savaş diyor ki “Hiçbir zaman sömürge olmamış olan Türkiye insan sermayesi açısından zengin bir ülkedir. İyi mühendisleri, teknisyenleri, uzmanları vardır. Ama ne yazık ki, rol ve görev dağıtımında, komprador arayan sömürgeci kafası egemen olmuş, “biz”den olanlar seçilmiş, en iyiler, “onlar”dan olduğu için dışlanmıştır. Bu ne büyük bir kötülük, ne ağır bir israftır!

Depremin ardından hayranlıkla izlenen yardım canlılığı, “onlar” diye dışlanan kesimde

ne büyük bir birikim, ne coşkun bir enerji, ne kadar derin bir vatan sevgisi olduğunu ortaya koymuştur.”

Link-1 Haluk Şahin özlemler ve gözlemler makale linki

https://haluksahin.net/2023/02/13/buyuk-felaketin-cokuntusunden-ozlemler-ve-gozlemler/

 

Erkin Çam depremden bir gün önce yazdığı yazının başlığı; kötülükle nasıl savaşılır. Diyor ki “ Bu yüzden bir noktada iyiler harekete geçer. Bazen tek bir kişidir zulme ve kötülüğe hayır diyen. Bazen 40 kişidir,…. Ama karşı durma zamanı geldiğinde, ki çoğu zaman çok geç harekete geçeriz ve kötülüğün beslenip semirmesine, her tarafa bulaşmasına izin verip kendi işimizi zorlaştırırız, illa ki birileri dikilir karşısına kötülüğün. Oysa iyiliğin genelde elinde pek az güç vardır, dürüstlükten başka! O zaman iyilerin elindeki en büyük güç doğruları söylemek ve kötülüğün gölgesinde titreşenleri güneşin altında durmaya ve ısınmaya davet etmektir.”

Link-2 Erkin Çam kötülükle nasıl savaşılır yazı linki

https://www.tamgaturk.com/yazarlar/erkin-cam/kotulukle-nasil-savasilir/17429/

 

Ahmet Saltık diyor ki “Zihniyet: evreni, dünyayı, doğayı, dini, ahlakı töreleri, insanı, aileyi, toplumu, devleti, ekonomiyi, çalışmayı, yönetimi, hukuku, siyaseti, kültürü, sanatı, eğitimi, doğruyu, yanlışı, iyiyi kötüyü… kısacası “a”dan ” z” ye, doğumdan ölüme yaşamın her alanını algılama ve uygulamaya  aktarmadaki tutum ve davranışlarımızdır. Çoğu zaman, bu zihniyetler, kendi tarihsel akış süreci içinde yavaşça, yani “evrim” yoluyla; kimi kez de dışardan gelen müdahalelerle hızlandırılmış olarak, yani “devrim” yoluyla değişime uğrarlar. Zihniyet değişimi; birey, toplum ve devletin paradigma değiştirmesi anlamına gelir. 

Her alanda ve her şeyi yeni bir bakış açısı ile yeniden algılama ve yeniden değerlendirme demektir.” Anadolu fay hattının kayması, statüko paradigmasının kaymasını tetiklemiştir. Acılı bir süreç başladı, psikososyal ve ekonomipolitik zor günler bekliyor, milletimizi. Çok zor günler. Çoklu krizi yaşıyoruz, deprem hasarları, ekonomik kriz, siyasal kriz, iklim krizi.

Link-3 Ahmet Saltık zihniyet devrimi nedir

http://ahmetsaltik.net/2021/05/31/zihniyet-devrimi-nedir/

Direnç teorisi kentlere de uygulanabiliyor. Meltem Balaban diyor ki “Bu deprem ülkemizdeki son deprem olmayacak. Dolayısıyla, bir yandan bu depremden etkilenen kentlerimizi eskisinden daha güçlü bir şekilde yenilerken diğer yandan da benzer risklere sahip diğer kentlerimiz için vakit kaybetmeden gelecekteki depremlere hazırlayacak tedbirleri almalı, eylemleri hayata geçirmeliyiz.”

Link-4  Meltem Balaban makale linki

https://fikirturu.com/toplum/depreme-direncli-yerlesimler-insa-etmek-mumkun-mu/

 

06.02.2023.04.17. Çok acı bir şekilde “yolsuzluk-yoksulluk-yalan-yağma” düzeninden uyandık. Binlerce ölü, yaralı. Yıkılmış binalar, enkaz altında kaldı ruhumuz.  Tuz gölü susuzluktan kururken, iklim değişimi ile ormanlar yanarken, Marmara denizi müsilajla kaplanırken, ilçeler sele kapılırken, ormanlar kesilirken, depremden binalar yıkılırken; sorunun yaşandığı yörede yerel halk acılar içinde direnmektedir. Ateş düştüğü yeri yakar, yaş kesen baş keser ama bu bozuk düzen değişmez ise depremin, sellerin, orman yangınlarının, iklim değişiminin yarattığı felaketleri çok yoğun yaşar milletimiz. 06.02.2023.04.17. Doğa bilimlerini referans alan, doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürünü tasarlayıp, yeni bir insan ile yeni bir evren kurabiliriz. Özümüze dönerek, yeşil zihinsel dönüşümü sağlayabiliriz. Biruni Akı EVREN ağının toplumsal zihniyet kökleri, törüg değişmez ilkeleri köni, uz, tüz, kişi dir. Kor-KUT Ata boylarında, soylarında  doğa ve insan dostu “zihniyet” imizi; doğa bilimlerini referans alarak yeniden keşfetmemiz gerek. 06.02.2023.04.17. milat olsun, Ergenekon olsun, mankurtlaştırılan toplumsal zinhiyet den çıkmak için. Dip dalga ile dijital, yeşil, küresel, bilgili, enerjik, öfkeli, organize çok güçlü bir kuşak geliyor, “ siyasetçi-iş adamı- bürokrat” yolsuzluk üçgenini kırmak için. Gezi direnişinde gençlik mankurtlaştıran zihniyeti kırdı. Şimdi tüm sivil toplum kuruluşları, Biruni Akı EVREN ağını geliştirerek, imece kültürüyle, dayanışma ağları ile “statüko paradigmasını” kaydıracak, Anadolu fay hatlarına meydan okuyacak. Zihniyet dönüşümü için Kırmızılar sanal düşünce –digital think tank- medeniyet tasavvurunu yapıyor, yıllardır. Okumak yay; yazmak ok. 06.02.2023.04.17. Sözün tükendiği zaman. Sözün bittiği yer. Ne zaman kaldı, ne mekan. “İlig tutup törüg itmiş”

 

Link-5 yeşil zihin yapısı detayı

https://www.kirmizilar.com/tr/index.php/guncel-yazilar3/6635-yesil-zihin-yapisi-the-green-mind-set

Yazar
Cahit GÜNAYDIN

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2024

medyagen