Güncel Yazılar

Prof.Dr. Orhan ARSLAN

“(Yavrucuğum) Davranışlarında ölçülü ve dengeli ol, tabii bir şekilde yürü. Sesini alçaltarak zarif ve nazik bir şekilde konuş. Unutma ki seslerin en çirkini eşeğin sesidir (Lokman 31/19).

Rabbimiz, Lokman Peygamberin oğluna verdiği öğüt üzerinden bizleri terbiye ediyor.

Her hayvanın kendine mahsus bir iniltisi, bir sesi vardır ki, bununla, Yaratan ve rızık veren Rabbini zikreder. Nitekim aslanın kükremesi, sineklerin vızıltısı, arıların uğultusu, göklerde meleklerin tesbihleri olduğu gibi, insanların da ibadetleri vardır.

Allah çirkin ses yaratır mı? Haşa. Peki, eşeğin sesi niçin çirkin?

Eşeğin sesinin çirkin olması sesin tınlaşımından dolayı değil, sesin kullanım amacından.

Eşek, sadece iki belirli zamanda anırır: Biri şehveti kabardığında, diğeri de aç kaldığı zaman. Bunun dışında mesela yanında yavrusu öldürülse sesi çıkmaz.

Ayrıca eşek sesi, uzaklardan en çok duyulan sestir.

Şöyle iç kulağınızla, dünyadan yükselen seslerin hangi amaçla çıktığına bir kulak verin, eşek sesinden başka bir ses duyabilecek misiniz?

İnsanlar maalesef cinsel organlarının ve boğazlarının esiridirler.

Allah’ın ayetine sırt çeviren insanların oluşturduğu dünya (neresi olursa olsun), eşek sesine sarılı bir dünyadır. İnsanımız aslında yakışan deyimi de bulmuştur: Eşek cenneti…

Cinselliğin ve midenin esiri olan insanlar özgürlükten dem vuruyorlar; komik.

Dünyaya hükmeden şimdiki devletlerin sesi, petrol, para ve kazanç söz konusu olduğunda çıkıyor. Yetim, fakir, göçmen ve mülteci olduğunda çıkmıyor.

İşte bunların sesi eşek sesidir.

İnsanlık söz konuş olduğunda çıkan ses insan sesidir.

Fakire ve yetimin başını okşarken çıkan ses insan sesidir.

Açların doyurulmasında çıkan ses insan sesidir.

Mülteciler hakkında duyarlı olan ses, insan sesidir.

Salih amel de budur.

Allah mültecileri Türkiye’ye, “Ben bakamıyorum, siz bakın” diye göndermedi. “Mültecilere yardım edene özel rahmetim olsun” diye gönderdi.

Sahip olduklarının üzerine yatan Firavun’dur, Nemrud’dur, Karun’dur. Bunlar lanetli kimselerdir.

“Ben şu kadar veriyorum” deme, verdiğin senin için önemli değil, senin üzerinden verilmesi önemlidir.

Servetini dağıt, Rabbin sana geri gönderecektir; korkma Rabbine güven.
Hadis: “Hasta kulu ziyaret, Allah’ı ziyarettir. Aç kulu doyurmak Allah’ı doyurmaktır”

Allah kendini kulunun yerine koyuyor; ha hasta ha ben, ha mülteci ha ben, ha aç ha ben…

Ziyaretten sonra hasta şunu dese haksız mı? “Sana yaptığım iyiliği unutma, sana Rabbimi ziyaret ettirdim.”

Mülteci şunu dese haksız mı? “Kıymetimi bil, ben olmasam Allah’ı zor doyururdun, bak şimdi Allah’a yemek verdin, bu iyiliğimi unutma"

KISSA

Adam kölesini pazara satmaya götürüyor. Köle diyor ki; “Efendim, biliyorum beni satacaksın, elbette benden daha iyisini bulabilirsin. Ama ben senden daha iyi efendi bulamam”

Haydi, şimdi sıkıysa satsın bakalım…

Rabbimiz bizi satmadı; çünkü biz ondan daha iyi bir sahip bulamayacaktık.

Satmadığı nereden mi belli? Bizi taş yaratmadı, kuş yaratmadı, ot yaratmadı, insan yarattı. Bu yazıyı ben yazabiliyorum ya, siz de okuyabiliyorsunuz ya. Demek ki biz varız, demek ki satmamış…

Biz O’na Elest Bezminde “Sensiz olmaz” demişiz, söz vermişiz.

Bizi sahiplenen Rabbimiz şunu demek istiyor: “Herkes sizin kötülüklerinizi söylesin, yazsın, anlatsın, duvarlara kazısın, göstersin, ispat etsin kaç yazar. Ben kötülüklerinizi inkâr edersem kimse ispat edemez"

Rabbimiz bunları, bizden daha iyi kul bulamadığından mı yapıyor? Hayır. Biz ondan daha iyi Rab bulamayız da, ondan yapıyor.

Bizi masumiyetimiz kurtarmıyor, bizi mahcubiyetimiz kurtarıyor.

Hangi mahcubiyet? “Allah’ım! Hiç hakkım ve haddim olmadığı halde, bize muhacir kardeşime hizmet etme ve Ensar olma şerefi verdin ya, bundan duyduğumuz mahcubiyet”

Allahu Ekber.

Bizi iki dünyalı ve tek yüzlü olmayı lütfeden Allah’ım. Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz.

Hayırlı Pazarlar diliyorum.

13 Mart 2016

Medeniyet Tasavvuru

Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

19769328