28 Ocak 2022

Neden İngilizce yazıyormuş gibi? Çünkü çok daha pratik ve zaman kazandırıcı. Çünkü biz (Türkçe konuşanlar), bir şeyi anlatmak isterken, asıl anlatmak istediğimizi en sona koyarak, önce arka planını aktarıyor, sonra gerekli-gereksiz bir sürü gerekçe sıraladıktan sonra asıl konuya geliyoruz; dolayısıyla çok önemli oranda zaman kaybına yol açıyoruz. İngilizler yazdıkları gibi mi konuşuyorlar, ondan pek emin değilim, ama biz, kesinlikle yazdığımız tarzda konuşuyoruz.

İngilizce bir yazıyı (essay) kaleme almakla, Türkçe bir yazıyı (kompozisyon) yazmak arasında önemli bir mantalite farkı var. Bizde anafikir en son paragrafta yani sonuç kısmında verilirken, İngilizce bir yazıda ilk paragrafta, hatta ilk cümlede yer almaktadır. Okul yıllarında, yeterli bir not almak için -zorlanarak da olsa- habire uzatmaya çalıştığımız kompozisyon yazımlarında, giriş, gelişme ve sonuç şeklinde en az üç paragraf yazmamız istenirdi. Girişte, adından da anlaşıldığı gibi konuya bir yerden girer, gelişme bölümünde -dolgu malzemesi olarak- ne bulursak (fıkra, öykü, atasözü, deyim, v.s.) yazımızı onunla süslemeye çalışır, asıl meramımızı sonuç kısmına saklardık. Yani, yazının sonunu getirmeden ne demek istediğimiz kolay kolay anlaşılmazdı.

Konuşurken de yazdığımız gibi davranıyoruz. Anlatıyoruz da anlatıyoruz. Diyelim komşudan bir tane ekmek istenecek. “Komşu, varsa bir ekmek verir misin?” yerine eve bir gün önce neden ekmek alınamadığı, evdeki ekmeğin neden bittiği, sabah sabah ekmek almaya neden gidilemediği ya da ekmek parasının nereye harcandığı gibi bir sürü gerekçe sıralanır. Sanki asıl sorun ekmek istemek değil de ekmek bahanesiyle araya sıkıştırılan sohbet gibidir. Bazen giriş-gelişme kısmı o kadar uzar ki, ister istemez dalıp gidersiniz uzaklara. Karşıdaki kişi sizden ara sıra onay istediğinde kendinize gelirsiniz ama ana fikir çoktan buharlaşmıştır. Sonuna kadar ayakta ve dinç kalabilirseniz, ne demek istendiğini anlama şansınız var demektir.

İngilizce’de ise durum oldukça farklıdır. İlk cümlede ne demek istediğinizi çok net anlatmanız gerekir. İlk cümle özettir. Yazıya bakan kişi yazının ne hakında olduğunu daha ilk cümleden anlar. Detayını, merak ederse okur. İlk cümle o kadar önemlidir ki, yazının kaç açıklama paragrafı içereceği de neredeyse ilk cümlede bellidir. Cümlenin virgülle ayrılan her bir nesnesi, ayrı bir paragrafın konusu olabilir. Yani sonra gelen her paragraf ilk cümledeki amacı açıklamaya yöneliktir. Son paragraf ise, okunan her paragrafın, tıpkı ilk cümlede olduğu gibi yeniden özet olarak yorumlanması şeklindedir.

Karşınızdakinin önce ne anlatmak istediğini anlayıp, gerekirse detaylarını sormayı mı tercih edersiniz, yoksa sizi alıkoyup, nakavt edene kadar sözcüklerle size kum torbası muamelesi yapmasını mı?

 

Bu kategorideki Makalelerden