Haber - Yorum
Pazartesi, 12 Ağustos 2019 09:43

Amerika’nın Küllerinden Doğan Sorunu: Irkçı Terörizm

White Supremacistlerin en çok hayalini kurdukları mesele ABD’nin 1965 Sivil Haklar Yasası ile 1965 Göç ve Vatandaşlık yasasının öncesine dönülmesidir. Bir başka deyişle Afrika kökenlilerin seçme ve seçilme haklarının ellerinden alınması ya da Beyazlarla evlenmesinin yasaklanmasını istedikleri gibi yeni göçmenlere de oturma ve vatandaşlık hakkının verilmemesini talep ediyorlar. Diğer yandan en büyük korkuları ise yapılan nüfus projeksiyonlara göre 2045 yılında ABD nüfusundaki Beyaz oranının ilk kez %50’nin altına düşmesi senaryosudur.

*****

Dr. Tuğçe VAROL 

Tarihsel olarak ırkçılık meselesiyle mücadele eden Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ‘White Supremacy ya da White Nationalism’ gruplarını (Beyaz ırkının üstünlüğüne inananlar anlamında kullanılmaktadır) ilk kez bir iç tehdit konusu olarak görmeye başladı.

Ancak Amerikan iç politikasının demokrasi ve insan haklarına inanç bakımından durumu pek de parlak değil. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki uçurum giderek açılmakta olduğundan kutuplaşma artmakta, buna bağlı olarak idari yürütme sistemleri tıkanmakta, gelir dağılımı eşitsizliği 1929 kriz dönemine yakın düzeyde seyretmekte ve sadece ırk ayrımcılığı değil ayrıca sınıf ayrımcılığının da arttığı verilerle ortaya konmaktadır.

Amerika’nın İngiliz kolonisi iken bağımsızlığını ilan etmesi ve 18’inci yüzyıl Amerikan devriminden çokça söz edilir. Fakat Amerikan siyasi tarihinin ve halkının bir devrim geleneği yoktur. Kölelik bile ancak iç savaş sonunda kaldırılabilmişken, hemen ardından ‘segregation – ırk ayrımcılığı’ (Afrika kökenli Amerikalıların oy vermek gibi sivil haklardan mahrum edilmesi) politikası başlamış ve 1955’lerdeki sivil haklar hareketine kadar da pek bir ilerleme sağlanamamıştır. 1950’ler ve 1960’lar boyunca sivil haklar hareketi neticesinde Afrika kökenli Amerikalılar kâğıt üzerinde sivil haklarını kazanmış ise de bu bir devrim değil reform hareketidir. Dolayısıyla ırkçılık sorunu kökünden halledilememiştir. Gelir dağılımındaki eşitsizlik ve sosyal ırkçılık uzun süre devam ettiği gibi Barak Obama’nın ABD’nin ilk Afrika kökenli ABD başkanı olması da ırkçılık sorununun bitmesini sağlayamamıştır. Tam tersi, Obama’nın seçilmesine tepki olarak White Supremacy hareketleri daha organize olmaya başlamış ve ardından popülist söylemlerle gelen Trump’ın ABD başkanı seçilmesi, ırkçılığın boyut değiştirerek terör eylemleri aşamasına geçmesine neden olmuştur.

White Supremacistler sadece Afrika kökenli Amerikalıları hedef görmemekte, El-Paso’da görüldüğü üzere Latin kökenlileri ya da San Diego Sinegog saldırısında görüldüğü üzere Yahudileri de hedef olarak görmektedirler. Onlara göre kısaca Beyazlar, Beyaz olmayanlara karşıdır. Beyaz olmayanlar sepetine ise hemen hemen göçmen kökenli tüm topluluklar ya da yüzyıllardır Amerika’da yaşayan hem Afrika kökenliler hem de Meksika kökenliler girmektedir. White Supremacistlerin en çok hayalini kurdukları mesele ABD’nin 1965 Sivil Haklar Yasası ile 1965 Göç ve Vatandaşlık yasasının öncesine dönülmesidir. Bir başka deyişle Afrika kökenlilerin seçme ve seçilme haklarının ellerinden alınması ya da Beyazlarla evlenmesinin yasaklanmasını istedikleri gibi yeni göçmenlere de oturma ve vatandaşlık hakkının verilmemesini talep ediyorlar. Diğer yandan en büyük korkuları ise yapılan nüfus projeksiyonlara göre 2045 yılında ABD nüfusundaki Beyaz oranının ilk kez %50’nin altına düşmesi senaryosudur.

Sadece çok sayıda insan öldüğü zaman ses getiren olayların haber olması nedeniyle pek bilinmeyen White Supremacistlerin ölümle sonuçlanmayan ya da sadece yaralanmayla sonuçlanan ibadet yerlerine saldırılarını sayısı The New York Times’a göre 2011-2018 arası 38’dir. Ancak yine The New York Times’a göre Trump’ın başkan seçilmesinin ardından 2017 yılı içerisinde White Supremacist saldırılarında artış görülmüş ve bunlardan dokuzunda insan kayıpları yaşanmıştır.[1] Meselenin ‘terör’ olarak algılanmasının en büyük sebebi ise bir çok saldırganın daha önceki saldırganlardan etkilenmesi ve iletişim halinde olması veya bir sonrakini etkilemesidir.

Center for the Study of Hate[2] direktörü Brian Levin’e göre aşırıcılar siyasi kutuplaşmanın ve bunun neticesinde oluşan ulusal güvenlik ve göç tartışmalarından etkilenmektedir. 2017 yılında ABC/Washington Post’un yaptığı ankete göre katılımcıların %9’u Nazi görüşlerini kabul edilebilir gördüğünü belirtirken, Anti-Defamation League[3] aynı yıl nefret propagandası söylemlerinde %182 artış tespit ettiklerini belirtmiştir.[4] Bunun yanı sıra yapılan çalışmalara göre ABD halkının bir kısmının ırkçı olmadığını söylemesine rağmen ırkçılık elementlerine sahip olduğunun farkında olmaması sorunu da var. Örneğin, orta düzeyde geliri olan bir Beyaz bir Amerikalıya ‘ırkçılığa karşı mısınız’ diye sorulunca ‘Kesinlikle evet’ yanıtı vermesine rağmen ‘komşunuzun Afrika-Kökenli olmasını ister misiniz’ sorusuna ise ‘Hayır’ diyebilmektedir. Dolayısıyla bir kısım Beyaz Amerikalı da pozitif anlamda bir ‘White Privilege – Beyaz Ayrımcılığı’ olduğunu kabul etmemektedir.[5]

White Supremacist sorunu kavram olarak ‘ırkçılık’ sorunu ile anılsa da iki temel konuyu da ayrıca tartışmaya açmaktadır. Birincisi ABD vatandaşının bireysel silahlanma hakkı ve ikincisi de White Supremacist hareket bir terör hareketi midir? ABD silah endüstrisi ve buna bağlı lobilerin halen siyasetçilerin seçilme sürecinde güçlü olması nedeniyle buna karşı olan Demokrat başkan aday adayları dahi kesin bir dille ‘silahlanmaya hayır’ diyememektedirler. Geçtiğimiz hafta yapılan münazaralarında dahi daha yeni Gilroy saldırı olmasına rağmen pek çoğu yumuşak cümlelerle düzenlemeler ve uygulamalar değiştirilmesi veya silah edinme zorlaştırılması gibi ortada cümleler kullanmışlardır. Diğer yandan White Supremacist saldırılarına FBI’ın ‘domestic terör – iç terör’ olarak baktığı kesinleşmiştir. Örneğin, FBI direktörü Christopher A. Wray geçtiğimiz hafta son dokuz ay içerisinde iç terörden dolayı yaklaşık 100 tutuklama gerçekleştirdiklerini ve çoğunun White Supremacy konusunu da içerdiğini belirtmiştir.[6] Buna ilave olarak, ABD Başkanı Trump halen White Supremacist saldırılar için ‘terör’ kelimesini kullanmamışken, danışmanı ve büyük kızı İvanka Trump, El-Paso (Teksas) saldırısından yaklaşık bir gün sonra twitter aracılığıyla ‘White Supremacy, like all other forms of terrorism, is an evil that must be destroyed – White Supremacy – diğer terör çeşitleri gibi yok edilmesi gereken bir kötülüktür’ ifadesini kullanmıştır. Ancak, Başkan Trump’ın halen El-Paso saldırganını ya da White Supremacy hareketini kınamaması eleştirilmektedir.

Sonuç olarak, ABD iç terör-iç tehdit algılamasında ‘White Supremacistlerin’ olduğu resmileşti ve El-Paso’da son olarak gerçekleşen olaydaki zanlının da ölüm cezası ile yargılanacağı belirtildi. Ancak, ABD iç siyasetindeki kutuplaşmanın ve silah edinme hakkının sonuçlarından biri olarak gözüken ‘White Supremacy’ terör eylemlerinin önünün nasıl alınacağı ise henüz belli değildir. Özellikle önümüzdeki yıl ikinci kez seçilmek isteyen Trump’ın sağ ve muhafazakar oyları tekrar toplayabilmesi için popülizm söylemlerine devam edeceği beklentisi düşünülecek olursa, FBI ve Trump etkisindeki adalet bakanlığının White Supremacy konusunda farklı görüşler sarf etmesi beklenilebilir.

Kaynaklar

[1] Weiyi Cai ve Simone Landon. 2019. ‘Attacks by White Extremists Are Growing. So Are Their Connection.’ The New York Times. Nisan 3. https://www.nytimes.com/interactive/2019/04/03/world/white-extremist-terrorism-christchurch.html.

[2] Nefret Çalışmaları Merkezi.

[3] Hakarete Karşı Mücadele Birliği.

[4] Brian Levin. 2019. ‘Why White Supremacist Attacks Are on the Rise, Even in Suprising Places.’ Times. Mart 21. https://time.com/5555396/white-supremacist-attacks-rise-new-zealand/.

[5] Brando Simeo Starkey. 2017. ‘Why Do So Many White People Deny The Existence of White Privilege?’ the Undefeated. Mart 1. https://time.com/5555396/white-supremacist-attacks-rise-new-zealand/.

[6] Matt Zapotosky. 2019. ‘Wray Says FBI has recorded about 100 domestic terrorism arrests in fiscal 2019 and many investigations involve White Supremacy.’ Washington Post. Temmuz 23. https://www.washingtonpost.com/national-security/wray-says-fbi-has-recorded-about-100-domestic-terrorism-arrests-in-fiscal-2019-and-most-investigations-involve-white-supremacy/2019/07/23/600d49a6-aca1-11e9-bc5c-e73b603e7f38_story.html?utm_term=.01ec1d44a7d1.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun.

Haber-Yorum

Diğer Yazılar

Medeniyet Tasavvuru

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

18599341