Haber - Yorum
Pazartesi, 02 Aralık 2019 14:04

Yunanistan, Avrupa'da Çin’in Bir "Truva Atı" mı Yoksa "Ejder Başı" mı?

AB, üyelerine Çin ile ilişkiler konusunda uzun süredir uyarıda bulunmaktadır. Bu bağlamda, Avrupa Komisyonu Mart 2019’da bir basın açıklaması yapmış, “Çin’in artan ekonomik gücü ve siyasi etkisi” konusuna dikkat çekmiş ve bazı önerilerde bulunmuştur[7]. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ekim ayında Atina ziyareti sırasında NATO müttefiki Yunanistan'ı “gerçek olamayacak kadar iyi” görünen Çin anlaşmalarını kabul etmemesi konusunda uyarmıştır. Yaptığı açılış konuşmasında Çin’i, “ülkeleri, Pekin’e yarar sağlayan ve müşterilerini borç içinde bırakan tek taraflı anlaşmalara girmek zorunda bırakmakla” suçlamıştır[8].

Yunanistan, bu çağrıları duymazlıktan gelen en öne çıkan AB üyeleri arasında yer almaktadır. Bu tutum, hem önceki sol kanat hem de mevcut merkez sağ Yunan hükümetleri için geçerlidir.

*****

Teoman Ertuğrul TULUN[i]

Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakereleri için Avrupa Komisyonu Üyesi olarak görev yapan Avusturya’nın AB Komisyon Üyesi Johannes Hahn Temmuz 2018’de Politico’nun Mahrem AB internet sayfasına verdiği bir demeçte Çin’in “kapitalizm ve siyaset karışımı diktatörlüğünün” kıtanın güneydoğu kanat bölgesindeki bazı liderlere çekici gelebileceğini belirtmiş, “Pekin’in bu bölgedeki bir gün Avrupa Birliği üyesi olacak ülkeleri Truva atlarına dönüştürebileceği” uyarısında bulunmuştu[1]. Hahn, Karadağ’da Çin tarafından inşa ve finanse edilen bir otoyolu örnek göstermiş, bu otoyolun, Karadağ’ın Çin’e olan borcunu ödemek için sosyal güvenlik sistemini kesmek zorunda kalacağı kadar pahalı göründüğünü kaydetmişti.  Komisyon Üyesi Hahn’ın bu açık sözlü ifadeleri, yalnızca Karadağ’ı değil, 2017’nin sonu itibariyle yaklaşık 6 milyar dolara ulaşan, artan miktarda Çin yatırımını çektiği için Sırbistan’ı da hedefleyen bir nitelik taşımaktadır[2]. Çin akademik kaynaklarına göre, “Çin hükümeti, Çin ile Avrupa arasında taşımayı hızlandırmak için Pire limanını ve Budapeşte'yi birbirine bağlayan karadan hızlı bir geçiş yolu oluşturmak amacıyla Balkanlar'da Kemer ve Yol Girişimini aktif olarak desteklemiştir.  Bu nedenle Sırbistan, Çin yatırımı açısından önemli bir varış noktasıdır”[3].

Komisyon Üyesi Hahn’ın Balkanlar’daki Çin yatırımlarıyla ilgili olarak belirttiği hususlar, Balkanlardaki AB üye adayı ülkelerden ziyade, bir AB üyesi Balkan ülkesi olan Yunanistan’a daha çok uymaktadır.

Yunanistan, Avrupa’da Çin’in en önemli ekonomik / siyasi köprübaşıdır

Avrupa’nın büyük medya kuruluşları, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in geçtiğimiz günlerde 10 Kasım’da yapılan üç günlük Atina ziyaretini iki ülke ilişkileri açısından “dönüm noktası” olarak nitelendirmiş, ziyaretin, “ batının, Çin’in küresel atılganlığından artan endişeleri arasında iki ülkenin ‘yeni dönem’ olarak nitelendirdiği bağlarını iyice güçlendirdiğini” belirtmiştir[4]. Bu bağlamda söz konusu haberlerde, Çin Cumhurbaşkanının Atina ziyaretinin, “Çin Cumhurbaşkanının, Yunanistan’ın Çin mallarının batıya taşınması için bir ‘lojistik merkez’ olması beklentilerini artırdığı Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis’in Şanghay ziyaretinden sadece bir hafta sonra gerçekleştiğine” de dikkat çekilmektedir.

Çin Cumhurbaşkanı haklı olarak Yunanistan’ı batıya yapılan Çin ihracatında bir “lojistik merkezi” olarak nitelendirmektedir. Yunanistan'ı ziyaretinden önce, Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimeri’de yayınlanan özel bir makalesinde Xi, “tüm sektörlerdeki mevcut işbirliğimizi geliştirmek bizim görevimizdir” demektedir. Çin Cumhurbaşkanı söz konusu makalesinde, Yunanistan’daki mevcut Çin yatırımlarının genişlemesinin önemini vurgulamakta, Yunanistan'ın elverişli coğrafi konumuna ve denizcilik sektöründeki özel avantajlarına dikkat çekmektedir. Doğu Asya’yı Avrupa’ya bağlayan modern demiryollarını, limanları ve diğer tesisleri içeren bir ipek yolu planını öngören Pekin’in “Bir Kuşak, Bir Yol”  girişimi bağlamında daha derin bir işbirliği yapılması çağrısında bulunmaktadır. Çin Cumhurbaşkanı, bu bağlamda, bu yatırımın amacının ipuçlarını verecek şekilde,  Yunanistan'ın Pire limanındaki büyük Çin yatırımını Çin’in “ejder başı” olarak adlandırmaktadır[5].   Yunanistan sayesinde Akdeniz'in sıcak suları ile buluşan Çin'in “etkili ve hayırlı gücünden” söz etmektedir.

Çin denizyolu nakliye devi COSCO’nun Pire ana limanındaki yatırımı

Yunanistan, en büyük limanı olan Pire'yi bir müddet önce devlet kontrolündeki Çin Okyanus Taşımacılığı Şirketi’ne (COSCO) satmıştır. Reuters'in yakın tarihli bir haberine göre, COSCO, bu satış çerçevesinde Pire limanında % 51 çoğunluk hissesini satın almış, konteyner kargo rıhtımlarını geliştirmek ve işletmek konusunda 35 yıllık imtiyaz hakkı elde etmiştir. Anlaşma ‘ya dair çalışmalar bir önceki Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras döneminde başlamış ve Çin Cumhurbaşkanı'nın Yunanistan'ı son ziyareti sırasında, Çin ve Yunanistan, COSCO'nun 600 milyon avroluk yatırımını sürdürmek konusunda mutabık kalmışlardır. Bu bağlamda yapılan anlaşma, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in son ziyareti sırasında Yunanistan ile Çin arasında imzalanan 16 ticaret anlaşmasının arasında yer almaktadır[6].

Bu yeni yatırımla birlikte, Yunanistan'daki Çin yatırımlarının 2,5 milyar Euro'ya yaklaşacağı belirtilmektedir. Konuya dair haberlerde ayrıca, on yıl sonra Çin’in Avrupa’ya yapacağı ihracatın % 10’unun Pire’den geçeceği, böylece Pire’nin, Hamburg ve Rotterdam gibi daha kuzeydeki kıta limanlarına doğrudan bir rakip haline geleceği öne sürülmektedir. Projenin, Pire’nin Çin’in konteyner taşımacılığında merkez rolünü üstlenmesini, Süveyş Kanalı yoluyla Asya’dan Avrupa’ya yapılacak nakliye maliyetlerinde milyonlar tutarında tasarruf sağlayabileceği kaydedilmektedir.

Çin Cumhurbaşkanı Xi ile birlikte COSCO rıhtımlarını ziyaret eden Yunanistan Başbakanı Mitsotakis’in, iki denizci ulusun Pire'yi “sadece Akdeniz’in değil, Avrupa'nın en büyük limanı” yapmak için bir araya geldiğini söylediği belirtilmektedir.

AB ve ABD, Doğu Akdeniz'de “ejder başının” varlığından memnunlar mı?

AB, üyelerine Çin ile ilişkiler konusunda uzun süredir uyarıda bulunmaktadır. Bu bağlamda, Avrupa Komisyonu Mart 2019’da bir basın açıklaması yapmış, “Çin’in artan ekonomik gücü ve siyasi etkisi” konusuna dikkat çekmiş ve bazı önerilerde bulunmuştur[7]. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ekim ayında Atina ziyareti sırasında NATO müttefiki Yunanistan'ı “gerçek olamayacak kadar iyi” görünen Çin anlaşmalarını kabul etmemesi konusunda uyarmıştır. Yaptığı açılış konuşmasında Çin’i, “ülkeleri, Pekin’e yarar sağlayan ve müşterilerini borç içinde bırakan tek taraflı anlaşmalara girmek zorunda bırakmakla” suçlamıştır[8].

Yunanistan, bu çağrıları duymazlıktan gelen en öne çıkan AB üyeleri arasında yer almaktadır. Bu tutum, hem önceki sol kanat hem de mevcut merkez sağ Yunan hükümetleri için geçerlidir. Pire limanının satışından kısa bir süre sonra Haziran 2016'da Yunanistan, Çin'i Uluslararası Deniz Hukukuna saygı göstermeye çağıran ortak bir AB bildirisini engellemiştir. Yunanistan'ın bu hamlesi, Çin'in, Filipinler tarafından Güney Çin Denizi'ndeki Spratly Adaları'ndaki balıkçılık haklarıyla ilgili olarak Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanında açtığı davayı kaybetmesinin hemen ardından gerçekleşmiştir. Bir yıl sonra, Cenevre'deki BM İnsan Hakları Konseyi'nde Yunanistan, Çin'in konuşma özgürlüğüne saygı duyması çağrısında bulunan bir AB açıklamasını engellemiştir. Yunanistan’ın bu tutumu nedeniyle AB ilk kez oy birliği ile yıllık bir açıklama yapamamıştır[9].

Uluslararası haber kaynaklarına göre, o dönemdeki Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias, Yunanistan’a yönelik eleştirilere yanıt olarak, “Çinlilerin insan hakları konusunda farklı bir görüşe sahip olmasına saygı duyuyorum… Batı’nın genel olarak algıladığı gibi bir insan hakları uygulaması mümkün mü? Veya bazı insanlar farklı bir anlayışa sahip olamaz mı?  Buna saygı duyulmalı. Bunun genel olarak uygulanabilir olduğuna inanıyoruz. Ancak herkes buna bizim inandığımız şekilde inanmıyor.” şeklinde konuşmuştur. Bazı Yunan siyasetçilerin özellikle insan hakları konularında ve uluslararası denizcilik hukuku konusunda Türkiye'ye olan takıntısı dikkate alındığında, bu sözler tam bir ikiyüzlülüğü temsil etmektedir.

Sonuç

Yunanistan, Doğu Akdeniz’de ABD’nin küresel düzeyde bir numaralı rakibi olan Çin’e stratejik bir ekonomik üs sağlamıştır. Çin, Yunanistan sayesinde, ejderhanın başını Doğu Akdeniz'e getirmeyi başarmıştır.  Bu hamle AB'yi ve özellikle Almanya gibi Birliğin ekonomik olarak önde gelen ülkelerini de etkileyecektir. AB’nin ve ABD'nin bu Yunan politikasına karşı yaptıkları içerikten yoksundur. Bu kadar zayıf bir tepki, Türkiye'ye karşı yakın dönemde takip edilen son derece düşmanca politikalar dikkate alındığında şaşırtıcıdır. Yunanistan Pire limanını Çin’in emrine verirken, Türkiye’nin Avrasya’daki yapıcı işbirliği politikalarının bile sert eleştiriler ve bazen de engellemeler ile karşılaşması bir çifte standart örneğidir. Bütün bunlar göz önüne alındığında, AB Komisyon Üyesi Johannes Hahn'ın Balkanlar'da aramakta olduğu Çin Truva atının aslında AB’nin içinde olduğu söylenmelidir. Yunanistan’ın, Batılı ortaklarının ve müttefiklerinin tepkisiyle karşılaşmadan Çin’in çıkarlarını temsil etmeye ne kadar süre devam edeceğini zaman gösterecektir.

Kaynaklar:

[1] Ryan Heath ve Andrew Gray, “Beware Chinese Trojan Horses in the Balkans, EU Warns”, Politico, 19 Nisan 2019, https://www.politico.eu/article/johannes-hahn-beware-chinese-trojan-horses-in-the-balkans-eu-warns-enlargement-politico-podcast/.

[2] Jing Men, “Chinese Investment To Serbia and EU-China Relations”, ed. Jing Men, EU-China Observer 4, sy 18 (t.y.): 13-17.

[3] Men, 13.

[4] Helena Smith, “Xi Jinping Comes to Greeks Bearings Gifts”, The Guardian, 12 Kasım 2019, blm. China, https://www.theguardian.com/world/2019/nov/12/xi-jinping-comes-to-greeks-bearings-gifts.

[5] “Xi Eyes Deeper Cooperation on Occasion of Visit to Greece”, Ekatemerini, 10 Kasım 2019, blm. News, http://www.ekathimerini.com/246317/article/ekathimerini/news/xi-eyes-deeper-cooperation-on-occasion-of-visit-to-greece.

[6] George Georgiopoulos, Angeliki Koutantou, and Renee Maltezou, “China, Greece Agree to Push Ahead with COSCO’s Piraeus Port Investment,” Reuters, November 11, 2019, https://www.reuters.com/article/us-greece-china/china-greece-agree-to-push-ahead-with-coscos-piraeus-port-investment-idUSKBN1XL1KC.

[7] Teoman Ertuğrul Tulun, “Italian Reaction To The Carolingian EU Project”, Center For Eurasian Studies (AVİM), 11 Nisan 2019, blm. Analysis, 2019 / 10, https://avim.org.tr/en/Analiz/ITALIAN-REACTION-TO-THE-CAROLINGIAN-EU-PROJECT.

[8] Smith, “Xi Jinping Comes to Greeks Bearings Gifts”.

[9] John Psaropoulos, “Greece and China Hail Strategic Partnership, as US and EU Look On”, Al Jazeera, 11 Kasım 2019, blm. News, https://www.aljazeera.com/news/2019/11/greece-china-hail-strategic-partnership-eu-191111170150762.html.

--------------------------------------------

Kaynak:

https://avim.org.tr/tr/Analiz/YUNANISTAN-AVRUPA-DA-CIN-IN-BIR-TRUVA-ATI-MI-YOKSA-EJDER-BASI-MI?slid=SlE3cPG0iHqQGsWqnuy1U5x%E2%80%A6

 

[i] Teoman Ertuğrul TULUN, Avrasya İncelemeleri Merkezi'nde (Ankara) analisttir. Bilkent Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde doktora adayıdır. Avrupa Birliği Çalışmaları, Toplumsal Hareketler, Irkçılık ve Nefret Söylemi Çalışmaları ve Devlet İnşaası alanlarında çalışmalar yapmaktadır.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun.

Haber-Yorum

Diğer Yazılar

Medeniyet Tasavvuru

Necati ÖNER
Niçin Felsefe?
Mehmet BULUT
Ahlak ve İktisat

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

22657673