29 Temmuz 2021
Pazartesi, 19 Temmuz 2021 13:36

Değişmesi gereken sistemin kendisi

Demokratik yöntemlere ve liyakate aykırı olarak yapılan görevlendirmeler, başarısız yönetimlere yol açıyor.

Bulu'nun başarısızlığı, hak ederek bir görev elde etmiş olmayışından mütevellit, siyaseten destek göreceği şiddet içeren kararları almada rahat; esas vazifesi olan eğitim kurumu yönetimine dair karar almada ise ürkek davranmasından kaynaklanıyor.

Zira, liyakat söz konusu olmayınca, kişilerin yetersizlikleri başarılı bir yönetimin önüne geçiyor.

*****

Fatma ÇELİK

"ABD Başkanı, silahlı kuvvetlere dünyanın herhangi bir ülkesini bombalama emri verebilir ama herhangi bir eyaletteki okulun müfredatını veya yöneticisini belirleyemez." (Oktay Uygun, "Federal Olmayan Bir Başkanlık Ne Anlama Gelir?", Türkiye'nin Anayasa Gündemi, İbrahim Kaboğlu (Der.), İstanbul: İletişim Yayınları, 2018, s. 125)

Prof. Dr. Uygun, ABD Başkanının ülke içerisinde ne kadar sınırlı yetkileri haiz olduğunu bu sözlerle açıklar. Gerçekten de federal bir devlet modeline sahip ABD'de, pek çok yetki federe devletlerin alanındadır; başkanın sahip olduğu yetkilerin de çoğunluğu Senato'nun onayına tabidir. Ezcümle, ABD Başkanı, ülkesinde bir üniversiteye rektör dahi atayamaz.

Peki, ABD'de üniversitelerin rektörü nasıl belirleniyor?

ABD'de Anglo-Sakson modelini benimseyen üniversitelerde rektör, içerisinde öğrencilerin de yer aldığı üniversite yönetim kurulunca seçildikten sonra eğitim bakanı tarafından onaylanıyor. Diğer üniversitelerde ise, üniversitelere göre farklılık gösterse de genel olarak mezunlardan, idari personellerden, öğrencilerden ve öğretim üyelerinden oluşan kurul tarafından aylarca süren mülakatlar sonucu rektör seçimi yapılıyor.

AB ülkelerinde de üniversite topluluğunu bir araya getiren konseyler ya da yönetim organlarınca seçimle üniversite rektörleri belirleniyor.

Bu açıdan rektörlerin seçim veya demokratik katılım usulleriyle belirlendiği görülüyor.

Doğrudan atamanın yapıldığı ülke örneklerinden bazıları ise şunlar:

Fildişi Sahili, Afganistan, Kuzey Kore, Sri Lanka, Nepal, Fas, Çin, Kamboçya, Azerbaycan…

Boğaziçililer haklı çıkmış oldu

2 Ocak'ta Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle göreve geldiğinden beri protesto edilen Melih Bulu, göreve gelişinin üzerinden 6 ay geçmişken, yine Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğü görevinden alındı.

Neden göreve alındığına dair "direnişlere dayanılamadığı" yorumuna karşılık, asıl sebebin "Bulu'nun görevinde başarısız olması" iddiaları da aslında Boğaziçililerin başından beri dillendirdikleriyle aynı çıkarıma bizi ulaştırıyor:

Demokratik yöntemlere ve liyakate aykırı olarak yapılan görevlendirmeler, başarısız yönetimlere yol açıyor.

Bulu'nun başarısızlığı, hak ederek bir görev elde etmiş olmayışından mütevellit, siyaseten destek göreceği şiddet içeren kararları almada rahat; esas vazifesi olan eğitim kurumu yönetimine dair karar almada ise ürkek davranmasından kaynaklanıyor.

Zira, liyakat söz konusu olmayınca, kişilerin yetersizlikleri başarılı bir yönetimin önüne geçiyor.

Ayrıca hepsinin üzerinde şunu unutmamak da gerekiyor:

Yer neresi olursa olsun, bir yere iktidar olmak için, yönetilenlerin rızasının alınması gerekir. Rıza için ise, yöneticinin göreve, yönetilenlerin meşru kabul ettiği bir usulle gelmesi şart.

Yasa değişikliği ve intihal araştırması

Boğaziçililer, direnişlerini sürdürmekte kararlı. Yalnız Bulu'nun gönderilmesini yeterli görmüyor; özgür akademik çalışma ortamı için liyakat esaslı bir rektör seçimi talep ediyor. Bunun için de Üniversiteler Kanunu'nun üniversite bileşenlerinin kendi akademik yöneticilerini seçeceği bir şekilde değişmesini istiyorlar.

Gerçekten de Üniversiteler Kanunu'nda üniversitelerin çalışma ortamlarının iyileştirilmesi ve özgür akademik çalışmalar yapılabilmesine olanak tanıyacak değişikliklerin yapılması gerekiyor.

Ancak YÖK'ün Bulu'nun gönderilmesini istemesi sebeplerinden olduğu iddia edilen, Bulu'nun doktora tezinde intihal (akademik hırsızlık) yaptığı iddiasının araştırılması da mühim.

Dahası, bir kararnameyle verilen ve aylarca savunulan kararın, başka bir kararnameyle sebebi dahi açıklanmadan kaldırılabildiği bir sistemin, bir an önce değiştirilmesi gerekiyor.

-----------------------------------------

Kaynak:

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/degismesi-gereken-sistemin-kendisi-463681h.htm

 

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun.

Haber-Yorum

Diğer Yazılar