Ukrayna-ABD Stratejik Ortaklık Anlaşması

Kuşkusuz bahsi geçen anlaşma, Moskova’nın tepkisine yol açmıştır. Kremlin, Ukrayna-ABD Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın Ukrayna’nın NATO üyeliğinin ilk adımlarından biri olduğunu düşünmektedir. Dahası Ukrayna’nın silahlandırılmasını ve NATO’yla bütünleştirilmesini de kabul edilemez olarak görmektedir. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya’nın Washington Büyükelçisi Anatoliy Antonov, söz konusu belgenin var olan sorunların çözümüne değil; tam aksine durumu daha da gerginleştirmeye yönelik olduğunu belirtmiştir.

*****

Dr. Sabir ASKEROĞLU[i]

10 Kasım 2021 tarihinde Washington’da Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalanmıştır. Ukrayna ve ABD Dışişleri Bakanları Dmitriy Kuleba ve Antony Blinken tarafından imzalanan Stratejik Ortaklık Belgesi’nde, ABD’nin Ukrayna’ya ekonomi, enerji güvenliği ve savunma gibi kilit alanlarda destek vermesi öngörülmektedir.

Bilindiği gibi, 2000’li yıllarda Rusya’yla ciddi enerji krizleri yaşayan Ukrayna’nın enerji güvenliği bakımından mühim zafiyetleri söz konusudur. Rusya’yla yaşadığı sorunlar nedeniyle Kiev’in bu endişeleri daha da artmıştır. Bu bağlamda enerji güvenliği konusunda Washington yönetiminin desteğinin alınması, Kiev için büyük ehemmiyet arz etmektedir. Taraflar arasında imzalanan belgede, ABD’nin Ukrayna’nın enerji alanında bağımsız olmasına, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine, Avrupa enerji sistemine dâhil edilmesine, enerji sektörünün liberalleşmesine, sanayisinin hidrokarbondan arındırılmasına, nükleer enerji alanının modernizasyonuna ve kömür kullanımının azaltılmasına yardımcı olacağı belirtilmektedir. Ayrıca belgede, tarafların Kiev’in ekonomik reformlarını sürdürmesi ve ülke ekonomisinin dönüştürülmesi konusunda birlikte hareket edecekleri vurgulanmıştır.

Stratejik Ortaklık Belgesi’nde ABD, Ukrayna’nın sadece enerji güvenliği üstlenmekle yetinmeyeceğini, aynı zamanda Rusya’nın enerji kaynaklarını jeopolitik silah olarak kullanmasını önlemek ve Rus doğalgazının Ukrayna üzerinden aktarılmasını öngören anlaşmayı uzatmak için çalışılacağı da ifade edilmiştir.

Anlaşmanın üçüncü kısmı, Ukrayna’nın savunma ve güvenlik konularını içermektedir. Ukrayna’nın egemenlik ve toprak bütünlüğüne güçlü bir şekilde destek vermeye devam edeceğini teyit eden Washington yönetimi, ülkede savunma ve güvenlik alanlarında reformların yapılmasına yardımcı olacağını ve ortak askerî tatbikatların devam edeceğini vurgulamıştır.

Rusya’dan güvenlik tehdidi algılayan ve Rusya’ya karşı savunma kabiliyetini güçlendirmek isteyen Ukrayna’nın ABD’nin desteğini elde etmiş olması ve Washington yönetiminin bu konuda Kiev’in endişelerini paylaşıyor olması, Ukrayna açısından oldukça önemlidir. Nitekim Stratejik Ortaklık Belgesi’nin imzalanmasının ardından düzenlenen basın açıklamasında Moskova’yı suçlayan Blinken, Rusya’nın Ukrayna sınırında yürüttüğü askerî faaliyetlerin 2014 yılındaki hadiselerin tekrarlanması riskini taşıdığını ve gelişmeler hakkında endişe duyduklarını belirtmiştir. Bu kapsamda ABD Dışişleri Bakanı, Rusya’ya baskı yapılması için müttefikleriyle ortak hareket edeceklerini söylemiştir. Ayrıca ABD, Ukrayna’yı doğrudan ve “hibrit” saldırılardan korumak için önlemler alındıklarını ve Karadeniz bölgesinde dış tehditlere karşı ortak mücadelede bulunacaklarını açıkça vurgulamıştır.

Kuşkusuz bahsi geçen anlaşma, Moskova’nın tepkisine yol açmıştır. Kremlin, Ukrayna-ABD Stratejik Ortaklık Anlaşması’nın Ukrayna’nın NATO üyeliğinin ilk adımlarından biri olduğunu düşünmektedir. Dahası Ukrayna’nın silahlandırılmasını ve NATO’yla bütünleştirilmesini de kabul edilemez olarak görmektedir. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya’nın Washington Büyükelçisi Anatoliy Antonov, söz konusu belgenin var olan sorunların çözümüne değil; tam aksine durumu daha da gerginleştirmeye yönelik olduğunu belirtmiştir.

Stratejik Ortaklık Anlaşması, ABD ile Ukrayna arasında yapılan ilk anlaşma değildir. Fakat her üç aktör (ABD, Ukrayna, Rusya) arasında yakın gelecekteki ilişkilerin sınırlarını belirlemesi açısından önemli bir belgedir. İlk olarak bu anlaşma, Ukrayna’nın çıkarlarına hizmet etmiştir. Belgeyle Kiev yönetimi, üç temel amacına ulaşmıştır. Bunlardan ilki, ABD üzerinden Rusya’yı caydırmaktı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmirtiy Kuleba da bu amacı şu sözlerle dile getirmiştir:

“Rusya’nın saldırganlığını caydırmanın en iyi yolu, Kremlin’e Ukrayna’nın güçlü olduğunu ve Rusya’yla tek başına karşı karşıya kalmayacağı güçlü bir müttefike sahip olduğunu göstermektir.”

İkinci olarak Ukrayna, NATO üyesi olamasa da ittifak üyelerinin desteğini alabilmek için Washington’u yanına çekmeyi başarmıştır. Böylelikle Kiev yönetimi, Rusya’ya karşı mücadelesinde ekonomi, enerji ve savunma alanlarında Batı kulübünün bir parçası olduğunu bir kez daha kabul ettirmiştir. Ayrıca Ukrayna’ya verilen destekler, Moskova karşısında Kiev’in cesaretini arttırmıştır. Aynı zamanda daha fazla manevra alanı da açmıştır.

Üçüncüsü, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Joe Biden arasındaki görüşmenin ardından, Moskova’nın Washington’la yakınlaşma çabalarına, en azından bu konuda ket vurulmuştur. Yapılan anlaşmayla Ukrayna, Rusya-ABD pazarlığında ABD’nin desteğini kaybetme riskini ortadan kaldırmıştır.

Ukrayna’yla imzalanan belge, ABD’nin de çıkarlarına da hizmet etmiştir. Washington yönetimi, Doğu Avrupa’da hala başat güç olduğunu göstermiştir. Kiev’in NATO’ya üyelik isteklerini yerine getiremese de diğer müttefiklerini harekete geçirerek Rusya karşısında Ukrayna’yı savunabileceğini gözler önüne sermiştir.

ABD-Ukrayna yakınlaşmasından en büyük zarar gören taraf Rusya olmuştur. Moskova’nın hem Ukrayna hem de Batı’yla çözmek istediği sorunlar ertelenmiş veya sekteye uğramıştır. Kiev’in Donbas bölgesine müdahale etmesini istemeyen Moskova, Ukrayna’nın silahlanması durumunda bu ihtimalin artacağından endişe etmeye başlamıştır.

Şüphesiz zayıf bir Ukrayna, Moskova’nın çıkarlarına uygundur. Bu yüzden de Rusya, Ukrayna’nın doğu bölgelerinde gerginlik çıkaran tarafın Ukrayna değil; kendisi olması gerektiğini düşünmektedir. Diğer bir ifadeyle Moskova, Ukrayna’nın doğu bölgelerindeki süreçleri yönetmek istemektedir. Ukrayna’nın güçlenmesi veya doğu bölgelerinde güç üstünlüğünü elde etmesi, Rusya’yı çatışmaların içine çekme riski barındırmaktadır. Oysa Kremlin, Ukrayna’nın doğu bölgelerini, Batı ülkeleriyle pazarlık konusu yapmak istemektedir. Fakat Ukrayna’nın inisiyatif alması, bu beklentiyi engelleyecektir.

Sonuç olarak Ukrayna-ABD Stratejik Ortaklık Anlaşması, Ukrayna’nın Batı güvenlik sisteminin içinde olduğunu ve Rusya’nın ise bunun dışında bırakıldığını göstermiştir. Bir diğer ifadeyle Ukrayna, ABD başta olmak üzere NATO üyesi diğer ülkelerden askeri ve teknik yardım alamaya devam edecektir. Daha modern silahlarla donatılan ve güçlü müttefiklerinden askeri ve siyasî destek alan Kiev, Rusya’ya karşı çok daha cesur davranabilecektir. Buna bağlı olarak da Donbas bölgesinin kontörlünün tekrar kendisine geçmesi için planlar yapacaktır.  ABD’yle yapılan Stratejik Ortaklık Anlaşması, Ukrayna Ordusu’nun modernizasyonu için de önemli bir gelişmedir. Kiev yönetimi, Amerikan yapını yeni silahlar edinmeye başlayacaktır.  Bu da Ukrayna’nın savunma gücünü artırmasına katkı sağlayacaktır. Moskova ise Batı’nın geri adım atması için Kiev üzerindeki baskıyı arttırabilir. Bu da savaş riskinin artmasını beraberinde getirebilir.

——————————————–

Kaynak:

https://www.ankasam.org/ukrayna-abd-stratejik-ortaklik-anlasmasi/

—————————

[i] Dr. Sabir ASKEROĞLU

Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamlayan Dr. Sabir Askeroğlu, yüksek lisans derecesini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda almıştır. Doktora eğitimini İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlayan Dr. Askeroğlu, çeşitli düşünce kuruluşlarında görev yapmıştır. Başlıca ilgi alanları, Avrasya çalışmaları ve Rus dış politikası olan Dr. Askeroğlu, iyi derecede Rusça ve İngilizce bilmektedir.

Yazar
Kırmızılar

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2024

medyagen