Türküler Türk'ü Söyler
Bazen bir dağ, bazen bir ağaç, bazen bir kuş, bazen de bir çobandır derdimizi söylediğimiz.
Bazen dertli dertli inileriz Yunus'ca.
Şairin dediği gibi;
"Elaleme şen görünür dört köşem,
Bilen bilir kırık yerim neremdir." biz biliriz.
Yere diz vurduğumuzda sinemiz yaralanır.
Suskunluğumuz kendimizedir.
Çiçekler arasında diken kanatır yüreğimizi.
Döşenmiş gökyüzünde yıldızlar sırdaşımız olur.
Ama insanın insana ekildiğini biliriz.
Süslü elbiselerde köle değil, hırka içinde sultan olmaktır muradımız.
Biz gönül çobanıyız.
...
GEL HA GÖNÜL HAVALANMA
Heybet heybet türküleniriz biz.
Çınar dalı rüyalar görürüz.
Kuş uçumu heveslerin ötesindedir dünyamız.
Mavi mavidir ümitler.
Bazen kolumuz kırılır, kanadımız kırılır, canımız kırılır.
Gâh çamur, gâh su arasında bırakırlar bizi.
Gam bilmez atların ufuklarında gezeriz.
Katran karası geceler bulanır durur içimizde.
Ama biz yine de pervanelerin kırkıncısı olmaya talibiz.
Ateş bize ne yapsın?
...
ŞU SAZIMA BİR DÜZEN VER
Ağaç, toprak, su, hava bizi yaşatır.
Çamdandır beşiğimiz
Beşiğimiz eşiğimizdir yarınlara.
Sazımız da balamızdır bizim.
Bebe gibi kollarımızda yaylatırız Veysel'ce.
Sazımızda göz vardır, kulak vardır, kol vardır. Göğüs, gövde vardır.
Yayla dumansız, buğday samansız, yiğit amansız olmaz.
Yorgun dizlerimiz olur bazen.
Yorulan sadece dizimiz değildir. Özümüz yorulur, sözümüz yorulur.
Yol yol gözümüz yorulur.
Yazılıp da silinmiş yok, biliriz.
Tevekkül ederiz olana.
Sazımız öldüğünde biz de ölürüz.
Türkülerimiz yarınlaradır bizim. 

Tavsiye Edilen Bağlantılar

Bize Yazın

SAYAÇ

37093893