Geçen hafta Kocaeli’nde Türk dünyası ile ilişkilerimiz açısından önemli bir toplantı yapıldı. Türk devletleri ve topluluklarından çok sayıda genç “Türk Dünyası Gençlik Günleri” adıyla düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Türk dünyası ile ilişkilerin canlandırılması için bu tarz faaliyetlerin hızla artması, üniversitelerin, meslek kuruluşlarının, Odaların, Diyanetin, medyanın vb. bir an önce karşılıklı olarak devreye girmeleri gerekiyor.
Küresel rekabetin giderek şiddetlendiği, zayıfların acımasızca ezildiği günümüz dünyasında, siyasi hudutlarla ayrılmış olan iki yüz milyonluk Türk dünyasının kaderi ortaktır. Bazen yerel konularda sorunlar yaşansa da bunlar kısa süreli meselelerdir. Global plânda kalıcı olmazlar. Ancak Türklerin, hem nüfus olarak hem de coğrafi konumlarıyla sahip oldukları muazzam potansiyelin hakkını vermeleri gerekiyor. Etkili küresel güçlerden biri, “cihan devleti” olmak azmiyle kabuğumuzu kırarak “yeni diriliş hamlesi” yapmaya mecburuz. Bu asrı “Türk asrı” haline getirmek bize bağlıdır.
Cumhurbaşkanlığı Türk Dünyası İlişkileri Danışmanı Kürşad Zorlu’nun düzenlediği Türk Dünyası Gençlik toplantısı bir güne mahsus olmamalı, mutlaka düzenli hâle getirilmelidir. Benim dönemimde bunu yapmayı başarmıştık. 1993’te Tataristan’lı gençlerin başlattığı toplantıyı Türk Ocakları olarak üstlendik, “Türk Dünyası Gençlik Kurultayı” adıyla iki yılda bir, 2010 yılına kadar altı farklı Hükûmet döneminde Devletin maddi desteğiyle on bir toplantı düzenledik.
Her toplantıdan önce detaylı bir proje hazırlardık; toplantının yapılacağı tarihi, ülkeyi, konuşulacak konuları, muhtemel katılımcı sayısını ve yapılacak harcamaları belirtirdik. Toplantı her yıl değişik bir ülkede yapılacak tarzda plânlanırdı. Ülkemizden Ocak mensubu kırk kadar gencimiz katılırdı. Genel Merkez sadece bir yöneticiyle temsil edilirdi. İnisiyatifin gençlerde olmasını özellikle isterdik.
Bu toplantıların hazırlık çalışmalarında ve yapılmasında o dönemde ODTÜ öğrencisi olan (halen Prof. ve Nevşehir Üni. Rektörü) Hasan Ali Karasar’ın büyük emeği vardır. Ülkelerin durumlarını her yönüyle iyi bildiğinden muhataplarını doğru seçer, sıkıntı yaşanmazdı. Geçen haftaki toplantının düzenli hâle getirilip kurumsal bir anlam kazandırılması elbette doğru ve yararlı olur. Buna partiler üstü millî bir mesele olarak bakılıp karar verilirse Prof. Hasan Ali Karasar’dan mutlaka yararlanılmalıdır.
İlgili projemizi İçişleri, Dışişleri, Kültür Bakanlıkları, MİT ve TRT gibi yerlere ileterek görüşlerini aldıktan sonra itiraz olmamışsa, Tanıtma Fonundan talebimiz karşılanırdı. Toplantının ardından harcama belgelerini iletip ibra olurduk. Toplantılara atılmak isteyen Ocak mensupları masrafları kendileri öderdi.
Türk dünyasıyla ilişkilerimizde çok yararlı işlev yapan gençlik kurultaylarının Türk Ocakları üzerinden tekrar başlatılması elzemdir.
17.10.2026
[1] Türk Ocakları Eski Genel Başkanı, ATO Meclisi Eski Başkanı
