Milliyetçiliğin kalesi imişler

Tam boy görmek için tıklayın.

Prof.Dr. Ahmet Bican ERCİLASUN

Aziz okuyucular, aşağıdaki satırları lütfen dikkatle okuyun.

“Orta Doğu bugün önemli bir dönemeçten geçiyor. Savaşlar, çatışmalar, ulus-devletçi çözümler ve güvenlikçi politikalar halklara barış ve özgürlük getirmedi. Bu artık açık. Bu yüzden temel görevimiz, savaş siyasetini bırakıp demokratik siyaseti esas almak, toplumu örgütlemek ve halkların eşit, özgür şekilde bir arada yaşamasını güvence altına alan yeni bir dönemi inşa etmektir.”

Bu cümleler çok eskiden kurulmuş cümleler değil. Sadece sekiz gün önce, 17 Ekim 2026’da Öcalan tarafından kurulmuş cümleler. Siz onu müebbet hapse mahkûm olmuş bir suçlu olarak biliyorsunuz değil mi? Ama o, İmralı’dan İtalya’nın Torino şehrinde düzenlenen Demokratik Konfederalizm Konferansı’na bu mesajı gönderebiliyor. Kurucu önder ilan edildi ya… Bir de kendisine TBMM’de kurulan bir komisyonda görev verildi ya, o da İmralı’daki malikânesinden ta İtalya’ya rahatça mesaj gönderiyor.

Peki mesajda ne diyor? “Ulus-devletçi çözümler… Halklara barış ve özgürlük getirmedi.” “Bu yüzden… Savaş siyasetini bırakıp demokratik siyaseti esas” alacaklarmış.

PKK’nın silah bırakmasının ne demek olduğunu açıkça söylüyor. Ulus devletçi çözümden vazgeçilecek. “Terörsüz Türkiye” denilen siyasetin ne olduğu anlaşıldı mı? Milletvekillerinin ve bazı görevlilerin durmadan gidip geldiği İmralı’nın, “terörsüz Türkiye”den ne anladığı artık anlaşıldı mı?

Şimdi… Ulus devletten vazgeçileceğini açıkça söyleyen Öcalan ile “Terörsüz Türkiye” politikasını yürütenler, Öcalan’a “kurucu önder” deyip bir de ona ısrarla statü isteyenler milliyetçi olduklarını söyleyebilirler mi? Partilerinin, “Türk milliyetçiliğinin meşalesini taşıdığını, Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi” olduğunu söyleyebilirler mi? Öcalan’la yürütülen bu politikayı kabul etmeyenleri “Siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?” diye suçlayabilirler mi?

Kendi politikalarını kabul etmeyenleri “Türk gençliğinin öfkesinden nasiplerini alacaklardır.” diye tehdit edebilirler mi?

“Milliyetçilik evvel emirde duruş ve şahsiyet meselesi” imiş. AKP’ye ve onun genel başkanına verip veriştirdikten sonra tam tersi bir “duruş” sergileyenler “şahsiyet”ten söz edebilirler mi?

İkide bir “Türk, Kürt, Arap” diyenlerle, “ümmet” diyenlerle, millî tarihimizde Türk’e ortak arayanlarla bir olanlar… Böyleleriyle aynı “yönde saf” tutulabilir mi? Böyleleriyle aynı safta olanlara milliyetçi denilebilir mi?

Bir de kendi politikalarına “devlet politikası” diyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk milletinin teşkilatlanmış kurumudur. “Devlet politikası”, Türk devletini Türk olmaktan çıkarmak mıdır? Türk’e ortak getirmek midir?

Kulağınıza kimler ne fısıldıyorsa o fısıltılar sizde kalsın; “derin devlet, devlet politikası, devlet aklı” filan diyerek millete üflemeye kalkmayın. Bu devletin vatandaşları olan millet Türk’tür ve Türk kalma iradesine sahiptir.

Birtakım hamasi söylemlerle hatta bazı hamasi dizilerle “milliyetçi” olduğunuzu ispat etmeye çalıştığınızın farkındayız. Ancak milliyetçilik, söylemle, dizilerle filan olmaz, işle olur. Bir yandan “Türk, Kürt, Arap” diyenlerle bir yandan “ulus devlet”i ortadan kaldırmak gerektiğini söyleyenlerle iş tutacaksınız sonra “milliyetçi” olduğunuzu söyleyeceksiniz. Size katılmayanları da suçlayıp tehdit edeceksiniz. Siz milliyetçi misiniz kabadayı mısınız?

———————————————-
Kaynak:

https://www.yenicaggazetesi.com/yenicag-yazari-ahmet-bican-ercilasun-kosesinde-yazdi-milliyetciligin-kalesi-imisler-1084793h.htm

Yazar
Kırmızılar

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen