Aşık İmami
(1954 – 28 Şubat 2012)
Aşık İmami’nin çok güzel bir sesi vardı, çok güzel söylerdi. Hikayeleriyle anlatırdı söylediği türküleri. Ağıtları daha başka idi. Zaten annesi de “Ağıtçı Goca Anşa” idi.
Aşık İmami’nin derlediği, okuduğu ağıtların bazıları şunlardı;
– Tufanbeyli Ağıtı
– Avşar Ağıtı
– Mustafa’ya Ağıt
– Yiğit Askerin Ağıtı
– Gariban Ali’nin Ağıtı
– Cumali’nin Ağıtı
Sarıkamış Ağıtı da Aşık İmami’nin Gara Zala’dan derlediği ağıttı.
Halil Atılgan Ağabey ‘Onun gibi ağıt okuyan görmedim’ demişti.
Halil Atılgan Ağabey bir gün İmami’nin ağıtlarını dinliyor. Dinledikleri Halil Ağabey’i alıp nerelere götürdü, hangi dağ başlarına bıraktı, hangi yaylaları gezdirdi bilinmez. O sırada Aşık İmami arıyor. Halil Ağabey diyor ki ‘Bu türküler bir gün öldürür beni’.
Bir kaç gün sonra yine bir telefon çalıyor. Daha kendini tanıtmadan şu şiiri okuyor Aşık İmami;
Anadolu’muzun ana dilinden,
Bu türküler bir gün öldürür beni.
“AH NEYLEYİM GÖNÜL SENİN ELİNDEN”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Türkülerden bir gül harmanı dersem,
Dünya’nın gözünün önüne sersem,
“ELA GÖZLÜM BEN BU ELDEN GİDERSEM”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Türkü seven elbet bir türkü söyler,
Baraklı bozlaklı aman ah eyler,
“SÜRMELİ GÖZLERİN SÜRMEYİ NEYLER”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Çok ağlattı çok güldürdü kulları,
Tatlı gelir Dadaloğlu dilleri,
“KALKTI GÖÇ EYLEDİ AVŞAR ELLERİ”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Karalardan kara aklardan aktır,
Sararmış ayvadır yeşil yapraktır,
“BENİM SADIK YARİM KARA TOPRAKTIR”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Türküyle kavruldum türküyle yandım,
Türkü çığırmayan dilden usandım,
“GİDE GİDE BİR SÖĞÜDE DAYANDIM”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Sazımı elime aldım alalı,
Nerde güzel görsem başım belalı,
“EMİR DAĞI BİRBİRİNE ULALI”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
“NARMANDA BİR GÜZEL GÖRDÜM” Sümman’a,
Ey Türk genci vasiyetim bu sana,
“CAN SAĞ İKEN YURT VERMEYİZ DÜŞMANA”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Kimi yiğit söyler kimi gariban,
“ERZURUM DAĞLARI KAR İLE BORAN”
“AŞK KAĞIDA YAZILMIYOR MİHRİBAN”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Türkülere gözüm gönlüm aç benim,
Söyledikçe kuvvet benim güç benim,
“HATA BENİM GÜNAH BENİM SUÇ BENİM”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
İmami türküsüz geçmiyor günüm,
Sevdadır mezhebim sevgidir dinim,
“ALEVİ DE BENİM SÜNNİ DE BENİM”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Aşık İmami
Halil Atılgan Ağabey TRT Türkü’de, her Pazartesi saat 22.00 de, Dilde Telde Anadolu isimli program yapıyor. Geçenlerde baktım Aşık İmami’yi anlatacak o programda. Çoktan beri de Aşık İmami’nin kullandığı ayakla bir şiir yazmak aklımdan geçiyor. Şöyle bir ‘nazire’ yazmaya çalıştım sonra;
Bu Türküler Bir Gün Öldürür Beni
Aşık İmami’ye rahmetlerle.
Türküler geçmişi sonsuza bağlar,
Türküler törede eskimez yeni.
Türküye bezenmiş denizler, dağlar,
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Türküler dolaşır hep diyar diyar,
Türkülere aşık insan bahtiyar,
“Kadir Mevlâ’m senden bir dileğim var”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Başımın üstünde kuşlar dönerken,
Gökteki yıldızlar bir bir sönerken,
“Ben feleği gördüm arştan inerken”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
“Aktı gözüm yaşı sele karıştı”
Dağılmış zülüfler yele karıştı,
“Açıl mor menevşem bahar erişti”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Sevda, yollarına yağdığı zaman,
Güneş, saçlarına doğduğu zaman,
“Kirpiğin kaşına değdiği zaman,”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Başımız dumanlı, can pare pare,
Ah edip inlemek olur mu çare?
“Bad-ı saba selam söyle o yâre”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Türkülerde elma, üzüm, narım var,
Hoyratım, nefesim, ninnim, barım var,
“Bugün benim efkârım var, zarım var”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Kırım’dan Sinan’ca hasret akanda,
Yemen çöllerinde yaşlar dökende,
“Tan yeri atanda, şafak sökende,”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Türküleri dinler ibret alırsın,
Hayatın kendini orda bulursun,
“Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Bozok Yaylası’nda hüzne dalanlar,
Asker yeleğinde oğul bulanlar,
“Aşk yolunda canı feda kılanlar”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Yine yüreğime türküler doldu,
Dökülen kurudu, açılan soldu,
“Bir derdim var idi, bir daha oldu”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Türküler vatandır, onsuz olunmaz,
Türkü olmadığı yerde kalınmaz,
“Ya Rab bu ne derttir derman bulunmaz”
Bu türküler bir gün öldürür beni.
Mehmet Ali KALKAN
