Problem çıkarmakta üstümüze yok.
Bizim “ağrımadık başa çaput bağlayanlar” boş durmuyor.
Bir yere ışık çevriliyor, oraya bakılırken işlerini yürütüyorlar.
Canbaza bakmaya çoktan alıştırıldık.
Fon krizi de böyle gelenlerden.
Patlarsa patlar, yine bir yere baktırırız biz.
Oyun içinde oyunlar içindeyiz.
Görülüyor ki din hala kullanışlı.
Şimdi de Azerbaycan’a sardılar.
Bir din yorumu üzerinden yükleniyorlar.
Günlerdir takip ediyorum.
Birileri, birilerini dinden çıkarıyor, kendilerini Tanrı yerine koymaktan çekinmiyorlar.
Bilmiyorlar ki Allah Allahlığını kimseye bırakmaz.
Bir kere din kimsenin tekelinde değil.
Bir meselede bile bin türlü din yorumu var.
Birini benimsemek diğerlerine düşman olmayı gerektirmez.
Birini seçip ensemizde boza pişirenler, incir çekirdeğini doldurmaz işleri büyüterek meydan alıyorlar.
Mehmet Âkif’ten sıkça alıntıladığım gibi “Zavallı dini maskaraya çeviriyorlar.”
Dini başörtüsüne indirgeyenler uçlarda gezinenlerin en katıları.
Yine meydan aldılar.
İsteyen örter, isteyen de örtmez, diyemiyoruz.
Örten de Müslümandır, örtmeyen de diyemiyoruz.
Şöyle inanan da böyle inanan da bizimdir ve bizdendir diyemiyoruz.
Ortak noktalarda buluşamıyoruz.
Onlara kalırsa illa kavga edeceğiz.
Bir dostum telefon etti:
“Milleti soyanlar hakkında tek söz etmeyen kendisini nasıl bir Müslüman sayıyor?” dedi.
Düşünmek lazım.
Hak hukuk gözetmeyenler başkalarını nasıl dinden saymıyor düşünmek lazım.
Âzerbaycan meselesi de buradan hareketle konuşuluyor.
Oysa Âzerbaycan söz konusu ise, orada edilecek söz başkadır.
Şu kararı almış, bu kararı almışlarsa elbette eleştirilir.
Yalnız Türkiyedeki bir olay gibi eleştirilmez.
Bilerek, anlayarak dikkatli bir dil kullanarak konuşulur.
Orası ayrı bir devlettir.
Ayar vermeye kalkılmaz.
Dinden imandan çıkarma Tanrılığına soyunulmaz.
Şu veya bu hareketten düşmanlık yaratılmaz.
İç ve dış şartlara göre devlet tavrı değişir.
Hemen üzerine atlanmaz.
Bilmeden konuşulmaz.
Anlamadan ses yükseltilmez.
Anlayınca yanlış da görülse ölçüye sığmaz sözler edilmez.
Âzerbaycan, İsrail’i de yanına alarak Karabağ zaferini kazandığında hepimiz alkışlamıştık.
O zaferimizde düşman dediğiniz İsrail’in payı var.
Devletlerarası ilişkilerde bu tür koalisyonlar önemlidir.
Ustaca bir manevradır.
İyi etmişlerdir.
Âzerbaycan bu hareketiyle ne İsrail, ne de Türkiye çizgisine girdi.
Kendisi kalarak bir hareket yürüttü.
Bize daha çok yaklaşması normaldir.
Bizimki kardeşlik ilişkisidir.
Şu veya bu anlaşmayla, ticaretle sınırlı değildir.
Menfaatle sınırlı değildir.
Âzerbaycan’a iğne batsa bizim canımız yanar.
Baştakilerden bağımsız olarak bu acıyı can evimizde hissederiz.
Belli ki tepedekilerin istediği değilse de susarak karşıladığı kontrollü bir kriz yaratma işi karşısındayız.
Yanlıştır.
Yanlış ötesi yanlıştır.
Bunlar da olur.
Biz oyuna gelmeyeceğiz.
Baştakiler geçicidir.
Âzerbaycanımız ve Türkiyemiz aramızda neler yaşanırsa yaşansın ebedidir.
Âzerbaycan zaman zaman anlaşamasak da ebediyyen kardeşimizdir.
Bu son konuşulanlar incir çekirdeğini dolduracak cinsten değil.
Gerçek fikir ayrılıkları da olabilir.
Onlar da aşılır, aşarız.
Çünkü ben ne isem bir Âzerbaycanlı da o.
Âzerbaycan da benimdir, Türkiye de.
Allah’ın kardeş yarattığını kavgalar değiştiremez.
Sonra ey Gazze ile yatıp kalkan dostlar!
İsrail’e sövüp saymakla olmaz.
Olmadığını gördük.
Filistin’e bu tavırla zerre kadar faydamız olmadığını gördük.
Anlaşılan Türkiye’ye de faydasının olmadığını hala görmemiş gibiyiz.
Bu işler böyle olmaz. diyecek ve daha etkili yollar bulacağız.
Sonuca bakarsak…
Âzerbaycan’ı eleştirdiğimiz iki konuda da doğru hareket etmiyoruz.
Başörtüsü konusu bizde konuşulduğu gibi değil.
Ayrıca, eleştirilecekse de böyle olmaz.
Ayar verilmeye kalkılmaz.
Nezakete, görgüye, bilgiye sığmaz.
İsrail’le ilişkilerinin iyi olması da bizim aleyhimize değildir.
Bize zarar verecek işlerde Âzerbaycan’ın nasıl davranacağını göreceğiz.
Asla onaylamayacaktır.
Trump’ın veya Almanya’nın desteği gibi anlaşılması iyi niyetle açıklanamaz.
Bu tavra girenler bir fırsat yakaladık, yüklenelim diyen, muhtemelen dost bakışlı olmayanlardır.
Objektif bakmaları da beklenmeyenlerdir.
Trump deyince bir düşünün!
Adam durmadan Türkiye’yi aşağılıyor.
İsrail’i sonuna kadar kolluyor.
Biz bir şey yapamadığımız gibi adama bir şey de diyemiyoruz.
Bir de adama dostumuz diyoruz.
Bu işlere şartlara göre bakılır.
Fanatiklerin goygoylarına göre hareket edilmez.
Sesin yüksek çıktığına bakmayınız, bunlar azdan azdır.
Türkiye’nin tavrını da göstermez.
Aklımızı başımıza devşirelim.
Kardeşten düşman yaratmaya kalkmak kimin işidir?
Kimin işine yarar?
Mesela bundan en çok İsrail sevinmez mi?
Düşünelim!
Ve oyuna gelmeyelim!
Ağrımadık başımıza çaput bağlamayı bırakalım.
Binali Yıldırım iyi bir açıklama yapmış.
Başka isimlerden de geldi.
Devlet yönetenler daha kesin bir dille bir açıklama yapsalar iyi olur.
Âzerbaycan da bizdir, bizimdir.
Diğer Türk devletleri de.
Özellikle Âzerbaycan.
Yüz elli yıla yaklaşan bir zamandan beri bu günlere erişmeyi bekliyorduk.
Türkiye ve Türklük bu fırsatı fikir ayrılıkları üzerinde tepinenler eliyle kaybetmeye göz yumamaz.
Aklımızı başımıza devşirelim!
- Yağmur TUNALI
