ASYA TARİHİ

Tam boy görmek için tıklayın.

 ASYA TARİHİ

Yazar: A.Zeki Velidi Togan

ISBN: 978-625-405-622-2

Yayına Hazırlayan: İsenbike Togan

Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Basım Yılı: 2023

Sayfa Sayısı: 206

 

 

 

Hazırlayan: Mehmet MEMİŞ, (E) Öğretmen

 

 

Asya Tarihi

Zeki Velidi Togan, 1927’den itibaren İstanbul Üniversitesi’nde verdiği Umumi Türk Tarihi derslerine “Türk tarihinin ancak Asya ve Avrupa milletleri tarihiyle birlikte öğrenileceği” sözleriyle başlar. Yıllarca üzerinde çalıştığı Asya tarihinin ders olarak üniversitede okutulabilmesi ise uzun uğraşılarının sonucu ancak 1968- 1969 döneminde mümkün olabilmiştir. “Asya Tarihine Bir Bakış” başlığıyla başladığı derslerde, üç gruba ayırdığı Asya devletlerinden Türk tarihi açısından çok önemli olduğunu vurguladığı Çin, Japonya ve Hindi-Çini’yi en eski devirlerinden güncel konularına kadar ele alır. Metot olarak tarih eğitimi konusunda kaynak niteliği taşıyan Asya Tarihi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi 1968-1969 ders yılı notlarına resimler ve haritalar eklenerek yayına hazırlanmıştır. Asya Tarihi, Zeki Velidi Togan’ın her biri ayrı konularda bir kitap olacak şekilde düşündüğü 1960-1970 yıllarına ait ders notlarından yayına hazırlanan ilk eserdir.

Ahmet Zeki Velidi Togan (1890-1970) Şimdiki Rusya Federasyonu Başkurdistan Cumhuriyeti topraklarında İşimbay kazasının Küzen köyünde doğdu. Arapçayı babasından, Farsçayı annesinden öğrendi. Bu arada Rusça öğrenmeye de başlamıştı. Dayısı Habib Neccar’ın medresesine giderek Arap edebiyatı dersleri aldı. Eğitimini Kazan’daki Kasımiye Medresesi’nde tamamladı. Mensubu bulunduğu Başkurt toplumunun meselelerine eğilirken diğer yandan Türk tarihiyle ilgilendi. 1923’te İran’a geçti. Meşhed’deki kütüphanede o zamana kadar ortaya çıkmamış olan İbn Fadlan’ın Seyahatname’sini buldu. Türkiye Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver’in resmî daveti üzerine 1925’te İstanbul’a geldi, ardından Ankara’ya geçti. 3 Haziran 1925’te Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Heyeti üyeliğine tayin edildi. 1927’de İstanbul Dârülfünunu Edebiyat Fakültesi’nde Türk tarihi muallimliğine getirildi. 1935’te İbn Fadlan hakkındaki doktorasını tamamladı ve Almanya’da Bonn Üniversitesi’nde çalıştı. 1938’de Göttingen Üniversitesi’ne geçti. 1939’da Türkiye’ye dönüp yeniden İstanbul Üniversitesi’nde göreve başladı ve 1970 yılında vefatına dek çalışmalarına burada devam etti. (Arka kapak yazısı)

***

Büyük tarihçilerimizden olan Zeki Velidi Togan’ın Türk tarihi ile ilgili ortaya koyduğu tez: “Milletimizin eski ve orta çağ Asya ve Avrupa tarihinde oynadığı rol cihanşumüllük, muhtelif kavimler ve medeniyetler tarihiyle grift bir şekilde bulunmak bakımından dünya tarihinde önemlidir.Yani Tarihimizin seyri, bu tarihi, tekmil Asya ve Avrupa milletlerinin tarihini öğrenmeyi icap ettirmektedir. Biz tarihimizi 1) bir taraftan Türkiye tarihini Yakın Şark,Akdeniz sahası ve Avrupa  tarihi ile birlikte,2) diğer taraftan umumi Türk, yani Türk kavimler tarihini Asya ve Şarkî  Avrupa, bilhassa Çin, Hind ve Rusya tarihi ile birlikte, iki koldan öğrenmeliyiz. Yazarın bu tespitine nazaran İstanbu Üniversitesi Tarih Bölümünde okuttuğu Asya tarihi ders notları, kızı İsenbike Togan  tarafından düzenlenerek  konulara ilişkin haritalarıyla birlikte yayınlanmıştır.

Zeki Velidi Togan Asya tarihine genel bakış başlığı altında Asya devletlerini guruplara ayırmıştır.İlk gurupta Çin, Japonya ve Güneydoğu Asya devletleri ve Hindistan gibi müstakil gayri müslim devletleri, ikinci gurupta İran, Afganistan, Pakistan ve Türkiye gibi müslüman devletleri, üçüncü gurupta ise Asyanın mühim bir kısmını idare etmiş olan Avrupa devletlerini ve Sibiryadaki Rusları da dahil ederek zikretmiştir.

Asya ülkeleri değerlendirmesinde hoca, kültürü ve batılılaşması  bize örnek gösterilen Japonya’nın  modern tarihine önem atfederek ilerleyen sayfalarda Türkiye’nin batılılaşması ile Japonya’nınkinin bir karşılatırmasını vermiştir. Güneydoğu Asyayı iki bölge olarak ele almış, birinci bölgede Vietnam,Kamboçya, Taylan gibi budist devletlerin; ikinci bölgede Osmanlı sultanlarının gözettiği ve yardımda bulunduğu  Endenozya, Malezya gibi müslüman devletlerin, Asya’nın büyük devletleri olarak gördüğü Çin, Hindistan  ve  Pakistan’ın,  ve asırlarca kültür bağlarımız olan Arap devletlerinin ve İran’ın tarihlerini ele almıştır.

Yazar, yazılı kaynakları bakımından eski çağ Türk tarihinde ve devam eden yüz yıllardadaki tarihimizde önemlibir yere sahip olan Çin’e geniş bir yer vermiştir. Çin tarihinde, uzun yıllar birbiri ardına hüküm süren  sülaleler devirlerini, Karahıtaylar ve Şato Türkleri devrini, 150 yıl hüküm süren Moğol devrini,sonraki sülaleri, iç karışıklıkları arkasından  topraklarının bir kısmını işgal eden Japonya ve  İngiltere ile mücadelelerini anlatmıştır. Çin’in Rusya ile münasebetlerini, Çin devrimini ve Mao’nun hakimiyetine yer vermiştir. Çin birliğini tamamladıktan sonra komşuları aleyhine hep genişlemşi, artan nüfusuyla Asya’nın en büyük devleti haline gelmiştir.

Kitapta, ayrı bir kültür ve medeniyete sahip olması, modeşmedeki başarısı, bilim ve teknolojide kat ettiği ilerlemesi ile değerlendirilen Japonyanın, tarihi devirlerinden sonra I. ve II. Dünya savaşlarındaki rolü anlatılmıştır. Hindi-Çini bölümünde Vietnam,Kamboçya gibi budist devletlere, müslümanların çoğunlukta olduğu Endonezya ve Malezya’ya, son bölümde  ise Hindistan ve Birmanya yer verilmiştir.

***

Asya’da Türk Tarihi, Rusların batıdan,Çinlilerin doğudan işgline karşı  isyanlarlarladoludur. Bu mücadelelerde, isimleri bilinen, bilinmeyen, unutulan, unutulmayan, destanlaşmış kahramanlar çıkmıştır. Kitapta bir bölümde bu kahramanlardan biri, Yakup Bey’den bahseder.

YAKUP BEY

Yakup Bey aslen, Batı Türkistan’ın Endican şehrindendir. Hokand hanlarının ordusunda küçük rütbeli bir subaydı; önce Ruslarla savaşmış, lakin Ruslar Siri Derya boylarını ele geçirince, Çinlilerle savaşmak için Doğu Türkistan’a geçmiş, Kaşgar’ı işgal ederek bir devlet kurmuş ve 1866 Çin hakimiyetinden kurtulmaya çalışmıştır. Kendisi çok milliyetçi bir insandı. Hareketini hemen Türkiye’ye bildirerek  manevi destek görmek için elçiler gönderdi. Sultan Abdülaziz, Yakup Bey’in Yakup Han isimli elçisini kabul etmiş, bu husuta onlara yardımda bulunmuştur. Yakup Bey, Doğu Türkistan’ın Türkiye’nin, yani Osmanlı Devleti’nin bir eyaleti olduğunu ilan etmiştir. Hatta paralarını da, Osmanlı padişahı namına darp ettirmek için müsade istemiştir.  Hatta sultan Abdülaziz Hindistan yoluyla top, tüfek de yolladı.Yakup Bey İngilizlerle de temasa geçti. Bu yıllarda Orta Asya’da Ruslarla rekabet halinde bulunan İngilizler, Yakup Bey’in hareketini desteklemişlerdir .Keza bazı İngiliz subayları da oraya gitmişler, gördüklerini sonra da kitap olarak neşretmişlerdir. Yakup Bey, Türkiyeden silah, subay ve diğer yardım malzemesi geldikten sonra, yeni bir elçilik heyeti gönderedi. Bu heyetin getirdiği mektup, Merhum Hamdullah Süphi’nin(Tanrıöver) ailesinde bulunmaktadır. Osmanlılarında desteklediği bu hareket sonradan söndürüldü. Çinli Zao Zonngtang1877’de Doğu Türkistan’a girerek Yakup Bey’in hakimiyetine son verdi.

Yazar
Mehmet MEMİŞ

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen