Doktoru Yalana Teşvik*
-Bir hastanın doktordan işbirliği talebi-
Doktor Bey ne olur o yâr ararsa
Durumu iyi de ölüyor deme
Başında kimi var diye sorarsa
Azrail nöbete kalıyor deme
Tansiyonu normal nabzı düzgün de
Biraz hâlsizlik var ondan süzgün de
Maşallah ne küskün ne de üzgün de
Koluyla gözünü siliyor deme
Kötüye gitse de ilk günden beri
De ki gayet iyi tüm tahlilleri
Kemiğe yapışmış damar ve deri
Hemşire kanı zor alıyor deme
İştahı yerinde bilinç açık de
Her şeyi anlıyor açık seçik de
Güneş yokluğundan rengi uçuk de
Her gün biraz daha soluyor deme
Hafif zorlansa da hapı yutarken
Türkü söylüyor de gündüz yatarken
Akşam pencereden güneş batarken
Ah çekip gözleri doluyor deme
Ameliyat falan olmayacak de
Başka bir tedavi almayacak de
İlaca da gerek kalmayacak de
Ecel yavaş yavaş geliyor deme
Fotoğraf isterse gönderme sakın
Ağlarsa babacan bir tavır takın
Gece uyku haram sabaha yakın
Hafiften şöyle bir dalıyor deme
İkna et aklında şüphe kalmasın
Adresimi verme kalkıp gelmesin
Ne düşündüğümü aman bilmesin
Bazen acı acı gülüyor deme
Yakında çıkar de böyle giderse
Yalandan yemin et ısrar ederse
Hastalığı neymiş sebep ne derse
Bir Allah bir kendi biliyor deme
Hülasa Doktor Bey sakla ahvâli
Mülkî’nin boynuna varsa vebali
Şecaat arz eden Kıpti misali
Ağzından kaçırıp ölüyor deme
Azrail kapıyı çalıyor deme
28.07.2026-Kocaeli
*Türk Edebiyatı Dergisinin Eylül 2026 tarihli 635. sayısında yayınlandı. İmdat Avşar Hocama çok teşekkür ederim.
Sefer Görev Emri
Buyruk geldi ötelere sefer var
Tez haber sal hazırlansın göç oğul
Cihan görsün Türk’te nice nefer var
Yiğit oğul aslan oğul koç oğul
Sıra olsun yol üstünde alıçlar
Gölgesinde divan kursun uluçlar
Kınlarından çıksın zağlı kılıçlar
Türk verir mi çapulcuya baç oğul
Oğuz Han’dan gelir şanlı neslimiz
Hak emrine tabi olduk müslimiz
Dünya bilir tertemizdir aslımız
Aslı belli olmayanlar piç oğul
Milletini inkâr eden gönenmez
Nebi demiş mümin nasıl inanmaz
“Kişi kavmin’ sevmek ile kınanmaz”
Türk’ü sevmek neden olsun suç oğul
Özümüzü yaslamışız Kuran’a
Bu inançla gidiyoruz Turan’a
Bırakmayız sırtımızdan vurana
Tez zamanda alınacak öç oğul
Cevap versin hele sor Çin Seddi’ne
Türk’e hudut çekmek kimin haddine
Layık olmak istiyorsan ceddine
Damarında aradığın güç oğul
Anayurtta demir dağı eriten
Karalardan gemileri yürüten
Zindanlarda kralları çürüten
Başbuğlardan kendine pay biç oğul
Parolamız ay yıldızlı işaret
Adımızda vücut bulmuş cesaret
Bir gün bile gölge etse esaret
Şanımıza yakışır mı hiç oğul
Yılgınlık yok bıkkınlık yok şişmek yok
Hak yolunda bildiğinden şaşmak yok
Bir an bile tereddüde düşmek yok
Geç denirse öz canından geç oğul
Tuzaklarla kesilse de önümüz
Beyhudedir, Hakk’a bizim yönümüz
Bu uğurda feda olsun canımız
Şehadete ermek başa taç oğul
Yedi düvel bir pundunu bekliyor
Kaviliğin’ içten dıştan yokluyor
Tarih sana bunu görev yüklüyor
Uyanık ol gözlerini aç oğul
Üstümüze elbet güneş doğacak
Türk yurduna gani rahmet yağacak
Müsterih ol er geç boyun eğecek
Şanlı Hilâl karşısında Haç oğul
Güçlerini almışlar bu ülküden
Gözlerinde hiç eser yok korkudan
Haydi diye emir bekler Mülkî’den
Osman Mete Göktürk adlı üç oğul
Aslan AVŞARBEY (Mülkî)
20.08.2019 – Eskişehir
