Şair Aslan Avşarbey (Mülkî)

Doktoru Yalana Teşvik*

-Bir hastanın doktordan işbirliği talebi-

Doktor Bey ne olur o yâr ararsa

Durumu iyi de ölüyor deme

Başında kimi var diye sorarsa

Azrail nöbete kalıyor deme

Tansiyonu normal nabzı düzgün de

Biraz hâlsizlik var ondan süzgün de

Maşallah ne küskün ne de üzgün de

Koluyla gözünü siliyor deme

Kötüye gitse de ilk günden beri

De ki gayet iyi tüm tahlilleri

Kemiğe yapışmış damar ve deri

Hemşire kanı zor alıyor deme

İştahı yerinde bilinç açık de

Her şeyi anlıyor açık seçik de

Güneş yokluğundan rengi uçuk de

Her gün biraz daha soluyor deme

Hafif zorlansa da hapı yutarken

Türkü söylüyor de gündüz yatarken

Akşam pencereden güneş batarken

Ah çekip gözleri doluyor deme

Ameliyat falan olmayacak de

Başka bir tedavi almayacak de

İlaca da gerek kalmayacak de

Ecel yavaş yavaş geliyor deme

Fotoğraf isterse gönderme sakın

Ağlarsa babacan bir tavır takın

Gece uyku haram sabaha yakın

Hafiften şöyle bir dalıyor deme

İkna et aklında şüphe kalmasın

Adresimi verme kalkıp gelmesin

Ne düşündüğümü aman bilmesin

Bazen acı acı gülüyor deme

Yakında çıkar de böyle giderse

Yalandan yemin et ısrar ederse

Hastalığı neymiş sebep ne derse

Bir Allah bir kendi biliyor deme

Hülasa Doktor Bey sakla ahvâli

Mülkî’nin boynuna varsa vebali

Şecaat arz eden Kıpti misali

Ağzından kaçırıp ölüyor deme

Azrail kapıyı çalıyor deme

28.07.2026-Kocaeli

*Türk Edebiyatı Dergisinin Eylül 2026 tarihli 635. sayısında yayınlandı. İmdat Avşar Hocama çok teşekkür ederim.

 

Sefer Görev Emri

Buyruk geldi ötelere sefer var
Tez haber sal hazırlansın göç oğul
Cihan görsün Türk’te nice nefer var
Yiğit oğul aslan oğul koç oğul

Sıra olsun yol üstünde alıçlar
Gölgesinde divan kursun uluçlar
Kınlarından çıksın zağlı kılıçlar
Türk verir mi çapulcuya baç oğul

Oğuz Han’dan gelir şanlı neslimiz
Hak emrine tabi olduk müslimiz
Dünya bilir tertemizdir aslımız
Aslı belli olmayanlar piç oğul

Milletini inkâr eden gönenmez
Nebi demiş mümin nasıl inanmaz
“Kişi kavmin’ sevmek ile kınanmaz”
Türk’ü sevmek neden olsun suç oğul

Özümüzü yaslamışız Kuran’a
Bu inançla gidiyoruz Turan’a
Bırakmayız sırtımızdan vurana
Tez zamanda alınacak öç oğul

Cevap versin hele sor Çin Seddi’ne
Türk’e hudut çekmek kimin haddine
Layık olmak istiyorsan ceddine
Damarında aradığın güç oğul

Anayurtta demir dağı eriten
Karalardan gemileri yürüten
Zindanlarda kralları çürüten
Başbuğlardan kendine pay biç oğul

Parolamız ay yıldızlı işaret
Adımızda vücut bulmuş cesaret
Bir gün bile gölge etse esaret
Şanımıza yakışır mı hiç oğul

Yılgınlık yok bıkkınlık yok şişmek yok
Hak yolunda bildiğinden şaşmak yok
Bir an bile tereddüde düşmek yok
Geç denirse öz canından geç oğul

Tuzaklarla kesilse de önümüz
Beyhudedir, Hakk’a bizim yönümüz
Bu uğurda feda olsun canımız
Şehadete ermek başa taç oğul

Yedi düvel bir pundunu bekliyor
Kaviliğin’ içten dıştan yokluyor
Tarih sana bunu görev yüklüyor
Uyanık ol gözlerini aç oğul

Üstümüze elbet güneş doğacak
Türk yurduna gani rahmet yağacak
Müsterih ol er geç boyun eğecek
Şanlı Hilâl karşısında Haç oğul

Güçlerini almışlar bu ülküden
Gözlerinde hiç eser yok korkudan
Haydi diye emir bekler Mülkî’den
Osman Mete Göktürk adlı üç oğul

Aslan AVŞARBEY (Mülkî)
20.08.2019 – Eskişehir

Yazar
Kırmızılar

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen