Üniversite Bilgi Veren Yer mi, Hayata Hazırlayan Kurum mu?

Tam boy görmek için tıklayın.

 

Doç.Dr. Serdar SAMUR

YÖK başkanı Prof. Dr. Erol Özvar yakın zamanlarda önemli açıklamalarda bulundu…

“Dijitalleşmeyle birlikte üniversitelerin bilgi tekeli sona eriyor. Üniversiteler bilgi aktarımının ötesine geçip koçluk ve rehberlik rolünü üstlenmeli.”

***

Çok doğru bir tespit…

Çünkü artık bilgi, kampüs duvarlarının içinde kilitli değil. Dünyanın en iyi üniversitelerinin dersleri birkaç tık uzağımızda. Yapay zekâ sistemleri saniyeler içinde analiz yapıyor, rapor hazırlıyor, kaynak öneriyor. Öğrenciler artık bilgiye ulaşmak için üniversiteye gitmeyecek gibi görünüyor..

Peki o zaman üniversiteler ne için var olacak?

Öğrenci neden üniversiteye gidecek?

***

Bugün Türkiye’de birçok üniversite hâlâ 1980’lerin mantığıyla yönetiliyor. Merkeziyetçi, hiyerarşik, prosedür odaklı ve ezber merkezli bir yapı devam ediyor. Çünkü yükseköğretim kurulu sisteminin temelini oluşturan 2547 sayılı yasa, dijital çağın ihtiyaçlarına cevap vermekte zorlanıyor.

***

Mevcut sistem öğrenciyi “danışmanlık alan birey” değil, “ders alan öğrenci” olarak görüyor.

Bir akademisyen düşünün…

Ders yükü ağır…

İdari görevleri yoğun…

Performans baskısı yayın sayısına bağlı…

Akademik yükselme kriterleri öğrencinin gelişimine değil makale üretimine göre şekillenmiş…

Böyle bir yapıda “koçluk ve rehberlik” nasıl yapılacak?

***

Bugün birçok üniversitede akademik danışmanlık sistemi kâğıt üzerinde var. Öğrencinin danışmanıyla ilişkisi çoğu zaman ders seçme döneminde imza atmaktan ibaret. Kariyer yönlendirmesi, yetenek analizi, psikolojik dayanıklılık, sektör entegrasyonu, yaşam becerileri gibi alanlar ise sistemin dışında kalıyor.

***

O halde mesele sadece söylem değil, yapısal reform meselesidir.

Eğer üniversiteler gerçekten “koçluk ve rehberlik merkezi” olacaksa önce 2547 sayılı yasada köklü değişiklikler yapılmalıdır.

Öncelikle akademisyen tanımı yeniden yapılmalı.

Öğretim üyesi artık sadece ders anlatan kişi değil; mentorluk yapan, öğrenciyi sektörle buluşturan, kariyer planlayan, proje yöneten bir rehber olarak tanımlanmalıdır.

Akademik yükselme kriterleri değişmelidir.

***

Sadece SSCI yayınlarıyla ölçülen performans sistemi yerine;

  • Mezun başarısı,
  • Öğrenci memnuniyeti,
  • Girişimcilik üretimi,
  • Sektör iş birlikleri,
  • Mentorluk faaliyetleri,
  • Kariyer danışmanlığı katkıları da akademik performans kriteri olmalıdır.

***

Üniversitelerde “öğrenci koçluğu” profesyonel bir yapı haline gelmelidir.

Her akademisyenin yüzlerce öğrenciye formalite danışmanlık yaptığı mevcut sistem yerine; sınırlı öğrenci gruplarıyla birebir gelişim modeli kurulmalıdır.

Bunun için de yeni kadro tanımları gerekir:

  • Akademik mentor
  • Kariyer danışmanı
  • Sektör koordinatörü
  • Öğrenci gelişim uzmanı gibi yeni pozisyonlar yükseköğretim mevzuatına eklenmelidir.

***

Bir başka kritik reform ise müfredat esnekliğidir.

Bugünün öğrencisi dört yıl boyunca aynı kalıpta eğitim görmek istemiyor. Yapay zekâ, veri analitiği, dijital iletişim, finansal okuryazarlık, kriz yönetimi, psikolojik dayanıklılık gibi alanlar artık tüm bölümlerin ortak yetkinliği haline gelmeli.

Ancak mevcut sistemde bölüm değiştirmek bile bürokratik mücadeleye dönüşüyor.

***

Üniversiteler hâlâ diploma üreten kurum mu olacak?

Yoksa insan yetiştiren merkezlere mi dönüşecek?

Asıl karar verilmesi gereken konu budur.

Çünkü gelecek dönemde üniversitelerin rakibi başka üniversiteler olmayacak.

Yapay zekâ olacak.

Dijital platformlar olacak.

Mikro sertifika sistemleri olacak.

Şirket akademileri olacak.

***

Eğer üniversite sadece bilgi vermeye devam ederse kaybedecek.

Ama öğrencinin hayat yolculuğuna yön veren, karakterini geliştiren, kriz yönetimini öğreten, kariyerini şekillendiren bir merkez haline dönüşürse, işte o zaman yeniden vazgeçilmez olacaktır.

***

Türk yükseköğretimine şekil vermek için çaba gösterenlerin üzerinde düşünmesi gereken son soru şudur:

Türkiye’de yükseköğretim gerçekten bir dönüşüm mü yaşıyor, yoksa eski sistem yalnızca yeni kavramlarla mı ifade ediliyor?

———————————————

Kaynak:

Üniversite Bilgi Veren Yer mi, Hayata Hazırlayan Kurum mu?

Yazar
Kırmızılar

Bu websitesinde farkı kaynaklardan derlenen içerikler yayınlanmakta olup tüm hakları sahiplerinindir. Sitedeki içerikler atıf gösterilerek kaynak olarak kullanlabilir. Yazıların yasal sorumluluğu yazara aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kırmızlar® 2010 - 2026

medyagen