Aşık Selahattin Kazanoğlu, Yağız Ozan ve Aşık Muhsin Yaralı ile bir araya geldik.
Aşık Mevlüt İhsani’nin bir şiiri var. Hele ikinci kıtanın son mısraı muhteşem;
“Aşıkların âhı deler mermeri,
Eğer gözlerinden yaş indirirse.
O zaman titirer çarkın çemberi,
Doğruca Allah’a baş indirirse.
Mevlam güldürmezse kul güldüremez,
Kulun gözyaşını kul sildiremez,
Lağım patlatamaz, vinç kaldıramaz,
Kader yol üstüne taş indirirse…
Mevlüt İhsan ahu zarda kalırsın,
Kıyamette bir kenarda kalırsın,
Şefaat göremez narda kalırsın,
Kafayı mezara boş indirirse…”
Bursa’da sormuştu Rasim, “Ağabey bu şiiri nasıl yazdın?” diye. Gözleri görmüyordu Aşık Mevlüt İhsani’nin. “Hani bazı kamyonlar vardır. Uzun zaman durur, sonra da ‘tısss’ diye bir ses çıkarır. Bazı şiirler öyle oluyor. Doluyordun doluyorsun böyle bir şiir çıkıyor sonra” demişti.
Selahattin Kozanoğlu Erzurumlu. Bir “Geceler” şiiri var, ben çok beğeniyorum. Tahmin ediyorum o da böyle bir zamanda yazıldı;
Geceler
Bakışlarım karanlığa asılı,
Üstüme bir hüzün serer geceler.
Kirpiklerim birbirine küsülü,
Arasında duvar örer geceler.
Hasret ocağına olunca maşa,
Kendi kendim ile kaldım baş başa,
Tüyden yastık olsa dönüşür taşa,
Beyhude başımı yorar geceler.
Tat bulunmaz gurbet elin aşında,
Sitem vardır gözlerimin yaşında,
Uyutmaz ki bari görem düşümde,
Yar ile arama girer geceler.
Kazanoğlu gidin deyin o yara,
Hala kanamakta açtığı yara,
Bir yolculuk başlar başka diyara,
Beni ilden ile sürer geceler…
Sohbet ederken Yağız Ozan da Aşık Reyhani’den bir şiir okudu;
Bana derler aşık derdini söyle,
Bu bir sırdır emanettir veremem.
Belki dağlar kadar büyümem amma,
Cevizin de kabuğuna giremem.
Hasta odur sabır ile inleye,
Evlat odur nasihati dinleye,
Bundan sonra zevkle bakmam aynaya,
Çünkü onda iç yüzümü göremem.
Kulaksız işitmek dilsiz ifade,
Canım cananındır edem iade,
Vücut bir camidir vicdan seccade,
Onun bunun çıkarına seremem.
Reyhani’yim zamanım yok gülmeye,
Doğar iken boyun eğdim ölmeye,
Azrail gelmesin canım almaya,
Bir canım var cananındır veremem…
Aşıklık Geleneğinin genç temsilcilerinden Yağız Ozan. İsmi Arif İnan Yıldırım, Konya’da yaşıyor. Bu şiir de Yağız Ozan’ın…
Yeminim Var
Ben büyük bir davanın küçük bir çocuğuyum,
Cehalet zindanını yıkmaya yeminim var.
Ben babamdan öğrendim böyledir benim huyum,
Korkmadan ufuklara bakmaya yeminim var.
Ninemin derdi bendim dedemin telaşı ben,
Anamın duasında bacımın göz yaşı ben,
Derbederin yoksulun mazlumun gardaşı ben,
Zalimin boğazını sıkmaya yeminim var.
Yeminim var bu çağın fitnesi yok olacak,
Zannetmesin bu fitne yanına kar kalacak,
Ya bugün ya da yarın hak yerini bulacak,
Adalet çırasını yakmaya yeminim var.
El ele verip sahip olmak varken her şeye,
Candan aziz yurdumda bu kin bu nefret niye,
İkilik bitsin diye dostluk var olsun diye,
Sevgiyi her vicdana ekmeye yeminim var.
Yağız der ki; düşsem de sıkıntıya ezaya,
Milletimin ismini yazmalıyım fezaya,
Ay yıldızlı bayrağı kapkaranlık uzaya,
Bilimin ışığında dikmeye yeminim var…
Aşık Muhsin Yaralı da Ağrı’lı, Aydın’da yaşıyor. Bir şiiri şöyle;
Dinle Aşık dinle budur kelamım,
Bu illerin keremi var külü var .
Ancak böyle yazar kırık kalemim,
Bu yolların yolcusu var yolu var.
Bu yaylada mola vermeden geçme,
Selama durmadan suyunu içme,
İnsanı insandan sakın ha seçme ,
Bu bellerin yeşili var alı var.
Muhsin Yaralıyım sorsam adı ne,
Yalan dünya lezzeti ne tadı ne,
Gurbet elin yakını ne yadı ne,
Bu yılların ayrı ayrı halı var …
Allah Dede Korkut avazlı aşıklarımıza sağlık, afiyet versin.
Aşık Selahattin Kazanoğlu’nun son yazdığı şiirlerden bir olsun bu da;
Yara Yar
Senelerdir bir çıkmazın içinde,
Nere dönsem yolum çıkar yara yar.
Kimse sormaz, ne var senin içinde
El ne bilsin içim dışım yara yar.
Ömür boyu sazım ile sızladım,
Bazen tipi oldum, bazen yazladım,
Izdırabı yüreğimde gizledim,
Bırakmadım tabip gele yara yar.
Bu dünyayı geçirmişim nafile,
Ayrılıkta gerek yoktur kefile,
Uzaklaştı dost dediğim kafile,
Takatim yok dert dağını yara yar.
Bağban olsam bağımda gül biterdi,
Ocağımda mutlu duman tüterdi,
Bir tebessüm, bir tatlı söz yeterdi,
Yadlara yar oldun, bana yara yar.
Hiç demedin Kazanoğlu yorulur,
Hakkın mahkemesi elbet kurulur,
Kimin kimde hakkı varsa sorulur,
Ağzımızı yaslayınca yara yar.
Mehmet Ali Kalkan
