Mudurnulu Halil Rahmî Efendi[1]
Halil Rahmî Efendi Mudurnu’da doğmuştur. M. 1867-68 senesinde burada vefat etmiştir. Mustafa Safî Efendi’nin menâkıbında kaydedildiğine göre Halil Rahmi Efendi tasavvuf yolunda ilerlemek için çok çalışmış ve dünya ile alakası yokmuş gibi yaşamıştır. Fakat herhangi bir konuda kendisine soru sorulsa o konuda muhatabını hayrette bırakacak bir şekilde cevaplar verirmiş.
Şeyh Abdullah Efendi, hilâfet verdikten sonra Halil Rahmî Efendi’yi memleketi Mudurnu’da bulunan Sultan Süleyman Camii’ne göndermiştir. Ali Rıza Ünlü, Tarih Boyunca Gerede kitabında onu “Şeyh Seyyid” olarak kaydetmektedir ve kendisinin Şabânî azizlerinden Muhammed Necib Efendi’yi yetiştirdiğini söylemektedir. Bu Necib Efendi, İstanbul’da Cellad Çeşmesi mevkiinde yaptırdığı dergâhta hizmet vermiş bir azîzdir. 1889’da vefat ettiği zaman Sünbül Efendi’nin yanına defnedilmiştir.[2]
Bazı kaynaklarda Halil Rahmî Efendi’nin, Ruslarla yapılan Kırım Harbine katıldığı ve muhasara sırasında Deliorman’da kaybolduğu ifade edilmektedir. Bu, menâkıb müellifi İbrahim Hilmî Bey’in kardeşi Abdullah Efendi hakkındaki mâlûmatın yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Ruslarla yapılan savaşta şehit olduğu anlaşılan kişi, Halil Rahmî Efendi değil, Abdullah Efendi’dir.
Şeyh Halil Rahmî Efendi’nin beş halifesi bilinmektedir. Bunların isimleri bazı kaynaklarda şöyle geçmektedir:
1) Mudurnu’da vazifelendirilen Şeyh İbrahim Efendi. 2) Bolu’da bulunan Şeyh Zuhûrî Dergâhı’nda görev yapan Şeyh Muhammed Efendi, Bu zat hilafet aldıktan üç sene sonra vefat etmiş ve Şeyh Zuhûrî Dergâhı’na defnedilmiştir. Daha sonra üzerine bir türbe yapılmıştır. 3) Şeyh Hafız Osman Efendi, İzmit’te Yeni Camii’de mürşitlik vazifesiyle görevlendirilmiştir. 4) Şeyh Hafız İsmail Efendi, Erikli Mahallesi’nde Aktaş mevkiinde vazife yapmıştır. 5) Muhammed Zühdü Efendi, Menâkıb-ı Mustafa Sâfî’nin yazarı İbrahim Hilmi Efendi’nin kardeşidir. Hayreddin Efendi Dergâhı veya burada bulunan İmaret Camii’nde mürşitlik yapmıştır.[3]
Halil Rahmî Efendi, Divân-ı Hümâyûn Kalemi’nde vazife gören Muhammed Necib Efendi’nin (v. 1890) de mürşididir. Bilindiği gibi Necib Efendi, İstanbul-Aksaray’da bulunan evini dergâh gibi hizmete sokmuştur. Kaynaklarda dönemin Mehmed Zihnî Efendi ve Abdullah Harputî gibi bazı âlimlerinin de Halil Rahmî Efendi’ye intisap ettiğine dair kayıtlar vardır.[4]
Bolu Vilâyeti Tahrirat başkâtibi Mimar Ahmed Talat Efendi de Halil Rahmî Efendi’nin halifelerinden ve tarikati İstanbul’da, Anadoluhisarı’ndaki yalısında hânesine bir semâhâne ekleyerek icra edenlerdendir.[5] Hüseyin Vassaf, Sefine-i Evliya’da Halil Rahmi Efendi’nin halifelerini şöyle kaydetmiştir: Necib Efendi (v. 1890), İbrahim Efendi (v. 1304/1886-87), Şeyh Salih Efendi (v.?), Şeyh Nasrullah Efendi (v.?), İbrahim Hilmi Efendi (v. 1879), Şeyh Salih Efendi (v. ?).[6]
Muhammed Necîb Efendi, 1232 senesinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Aslen Bileciklidir. Müderris Hâzım Efendi’den tahsil görmüştür. Kuşadalı İbrahim Halvetî hazretlerine intisap etmiş, beşinci esmaya kadar seyr ü sülûk görmüştür. Şeyhiyle beraber bir ara Şam’a gitmiştir. Şeyhinin vefatından sonra İstanbul’a dönmüş ve manevî bir işaret üzerine Mudurnulu Şeyh Halil Rahmî Efendi’ye intisap etmiştir. Seyr u sülûkunu Halil Rahmî Efendi’den tamamlamıştır. İstanbul, Aksaray semtinde bulunan Celladçeşmesi’ndeki evinde irfan tâlipleriyle meşgul olmuştur. Emekli olunca evine bitişik bir surette bir semahane yaptırmıştır. Muhammed Necîb Efendi, aynı zamanda hattattır. Ferid ve Fahri Efendiler adında iki evladı vardır. Hüseyin Vassaf, kendisini şu sözlerle tarif etmektedir: “Fukarâya meyli ziyâde, in’âm ve it’âm husûsunda gayreti fevkalâde idi. Âdâb u esrâr-ı tarîkate ve ahvâl-i tasavvûffiyyeye bihakkın vâkıf bir mürşid-i kâmil olduklarından, ricâl ve ulemâ-yı asrın hakikaten mazhar-ı hürmet-i tâmmı olmuşlardır. Bin üç yüz yedi senesinde târik-i âlem-i nâsût olduklarından, Hazret-i Sünbül Sinân âsitânesi haziresinde ihzâr edilen merkad-i münîfede vedî’a-i hâk-i gufrân kılındılar.”[7]
[1] Bu kısımda şu çalışmamızdan istifade edilmiştir: Derviş İbrahim Hilmî Halvetî, Bolulu Mustafa Safî Halvetî Menâkıbnâmesi, Hazırlayanlar: Mustafa Tatcı-Yasin Şen, H Yayınları, İstanbul 2022, s. 49-50.
[2] Ali Rıza Ünlü, Tarih Boyunca Gerede, Osmanlıcadan Akt: Ömer Cevahircioğlu, İstanbul 2000, s. 135.
[3] Rahmi Serin, Hayreddîn-i Tokadî Hazretleri Bolu ve İlçelerindeki Türbeler, İstanbul 1995, s. 80-81.
[4] Bedriye Reis, “Bolu’da Halvetîliğin Temsilcileri”, AİBÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2016, Cilt:16, Yıl:16, Sayı: 1, 16: 442.
[5] Bedriye Reis, “Bolu’da Halvetîliğin Temsilcileri”, AİBÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2016, Cilt:16, Yıl:16, Sayı: 1, 16: 443; Ayrıca bkz.: Ahmed Bedii Ertan, “Mimar Şeyh Ahmed Talatî Efendi, Eserleri ve Hayatı”, Yeni Tarih Dünyası, III/21-22, İstanbul 1954, s. 849; http://www.ayferaytac.com/tum-makaleler/1864-mimar-ahmed-talati-efendi.html.
[6] Hüseyin Vassaf, Sefîne-i Evliya, C. 4, Kitabevi Yayınları, İstanbul 2011, s. 93.
[7] Hüseyin Vassâf, Makaleler, Yayına Hazırlayan: Sinan Doğan, Kırk Ambar Yayınları, İstanbul 2012, s. 123.
