Yetik Ozan’dan (Dr. Turgut Günay) yazalım rahmetler dileyerek.
Yetik Ozan şöyle diyordu Sabır Irmağı’na;
“Ezgi bayrağını ıtır dağından
Yurtsuz fırtınalar esti götürdü.
Dostluğa kapısız Kerem bağından,
Her giren bir kiraz kesti götürdü.”
Bir de saz götürmüşler gidenler;
“Çok- sesli çanların sevinç avazı
Çekti kurt dönüşlü yuğlardan yazı.
En ulu yangından sağ çıkan sazı
Son sofu omzuna astı götürdü.”
Sazı çalmak için kiraz kabuğu gerekliydi eskiden. Kesilen kirazlardan kaç mızrap çıkardı kim bilir.
Hani Bağlama şiirinde demişti ya;
“Her sevgi bir düğüm atmış koluna;
Dokundukça inler yarası vardır,
Irak gönüllerin uçurumuna
Ezgiden bir köprü kurası vardır.”
Kiraz kabuğu yerine Kerem’in yarasından alınan kabukla çalınan saz neler söyler kim bilir? Aslı da zaten saçını tel tel uzatmış.
“Aslı, saçlarını yönüne sermiş,
Altı tel koparıp göğsüne germiş,
Kerem yarasından bir kabuk vermiş,
Sızlaya sızlaya vurası vardır.”
Bu sene yol boyu gelincikler yolcularını karşılayıp uğurlar gibiydi. Ne kadar güzel ve ne kadar çoktular. Yetik Ozanı da yol çekmişti;
“Saçını sazıma gersem tel diye,
Vermezsin bir tutam bile, el diye.
Gene seslenmede gurbet ‘gel’ diye
Kapım aralanmış yol çeker beni.”
Üçüncü Yol’u da var şairin;
“Ben tutmuşum beni kul eden yolu,
Sen tutmuşsun seni el eden yolu,
Bizi bize doğru ileten yolu
Hem ben bulam hem sen bul, buluşalım.”
Sızılı Toprak’ta “Birer kırbaç izi” imiş yollar.
Aslında içinde “gelincik” geçen şiirini yazacaktım da Yetik Ozan’ın, şiirlerinde dolanıp durmam o yüzden. Yollarda her gelincik çiçeği gördüğümde “Gelincikler leçek açmış bu sıra” mısraı aklımdan geçiyor. Leçek, başörtüsü, tülbent demekmiş. Gelincikler Mayıs ve Ağustos ayları arasında açarmış. Ağustos için de bir şiir yazmış Yetik Ozan, bir kıtasını koyayım;
“Kurşun derelerin sustuğu çağdır;
Susuzluk çağıldar taşlar katında,
Yeşilin kendini astığı çağdır
Uzak çamlar, sürgün kuşlar katında.”
Efendim ben dediğim şiiri koyayım. Bu yaşlarda ezberlemek zor geliyor ama kısmet olursa seneye gelincikleri gördüğümde yol arkadaşlarıma okumak için bu şiiri ezberleyeyim. Siz de ezberleyin efendim ‘baharlanmış ateşten yazlanmış duman’ çıkmalı.
Yaz Dumanı
Alıp serçelerden yüzgörümlüğü
Gelincikler leçek açmış bu sıra.
Kalkmış dağı dağdan ayıran büyü;
Birbirine kucak açmış bu sıra.
Bereket biçmede emek ekenler,
Yolu yarılamış özlem çekenler,
Bülbül şakıdıkça kıskanç dikenler
Gül dalında bıçak açmış bu sıra.
Sabır yaydım bağrım üzreki saca;
Özge aş gerekmez gönülden aca.
Ahım duman olmuş, boğazım baca;
Sevgi içte ocak açmış bu sıra.
Yetik Ozan
Mehmet Ali KALKAN
